ر ف د (RFD̃)
R-f-r
رِفْد : Yardım, bağış. Bu kökten mastar, رَفْد şeklinde gelir. مِرْفَد : Bağış olan yiyeceğin konulduğu kaba denir; bundan dolayı “kâse” diye açıklanmıştır. رَفَدْتُهُ : Ona bağışta bulundum. Allah buyurur ki: بِئْسَ الرِّفْدُ الْمَرْفُودُ : Verilen bağış, ne kötü bir bağıştır (11/Hûd 99). أَرْفَدْتُهُ : Ona, azar azar alacağı bir bağışta bulundum. رَفَدَهُ وَأَرْفَدَهُ formları سَقَاهُ وَأَسْقَاهُ /Ona su içirdi, formları gibidir. İstiâre yoluyla liderliğe getirilen kişi için şöyle denir: رُفِدَ فُلاَنٌ فَهُوَ مُرْفَدٌ . Çok sütü olduğundan dolayı kabı sütle dolduran deveye رَفُود denir. Bu kelime fâil anlamında feûl vezinindedir. مَرَافِيد : Yaz-kış sütü kesilmeyen deve ve koyunlar demektir. Şair şöyle der:
فَأَطْعَمْتَ الْعِرَاقَ وَرَافِدَيْهِ *** فَزَارِيًّا أَحَذَّ يَدِ الْقَمِيصِ -196
196- Irakı ve onun iki bağışını yedirdin;
Bir Fezari’ye; yeni hafif [hırsıza].
Şiirdeki رَافِدَيْهِ sözünden kasıt Dicle ve Fırat nehirleridir. تَرَافَدُوا : Yardımlaştılar. رِفَادَة sözcüğü de bu anlamdan gelmektedir. رِفَادَة , Kurayşlilerin hacca gelen fakirler için topladıkları yardıma denir.