ر و ض (RWĐ)
R-v-d
رِيَاضَة : Bir işi rahat yapması ve mahâret kazanması için nefsi çokça alıştırmaya tabi tutmak. Şu söz bu anlamdan gelmektedir: رُضْتُ الدَّابَةَ : Hayvanı terbiye ettim. اِفْعَلْ كَذَا مَا دَامَتِ النَّفْسُ مُسْتَرَاضَةً : Nefis, alıştırma yapmaya güç yetirdiği; veya elverişli/geniş olduğu sürece şu işi yap. Bu durumda söz konusu kelime, رَوْض ve إِرَاضَة köklerinden gelmiş olur. فَهُمْ فِي رَوْضَةٍ يُحْبَرُونَ : Onlar bir mutluluk-esenlik bahçesinde ağırlanacaklardır (30/Rûm 15); yani cennetteki güzellikler ve zevk alınan şeyler içinde. فِي رَوْضَاتِ الْجَنَّاتِ : Cennetlerin bahçelerindedir (42/Şûrâ 22) âyeti de iman edip yararlı amellerde bulananlara âhirette zahirî açıdan hazırlanan şeye işarettir. Kimisine göre ise bu âyet, Allah’ın söz konusu kişileri layık gördüğü ilim ve ahlaka işarettir ki; onlara sahip olanın, kalbi huzura kavuşur.