ر ص د (RṦD̃)
R-s-d
إِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِ : Kuşkusuz Rabbin her an gözetlemededir (89/Fecr 14) âyeti, Allah’tan sığınılacak ve kaçacak hiçbir yerin olmadığına işaret etmektedir. رَصَد , gözetleyen anlamında tekildir. Çoğul için رَاصِدُون gelir. Fakat رَصَد kelimesi, مَرْصُود /gözetlenen anlamında, hem tekil hem çoğul için aynı form gelir.
Şu âyet bunların tümüne hamledilebilir: يَسْلُكُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِ رَصَدًا : Allah, elçisinin önüne ve arkasına gözetleyiciler/koruyucular koyar (72/Cin 27). Gözetleme yerine مَرْصَد denir: وَاقْعُدُوا لَهُمْ كُلَّ مَرْصَدٍ : Her gözetleme yerinde oturup onları bekleyin (9/Tevbe 5). مِرْصَاد formu da aynı anlamdadır; fakat o sadece gözetlemeye tahsis edilen mekân için kullanılır: إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًا : Gerçekten cehennem, bir gözetleme yeridir (78/Nebe’ 21). Bu âyet, insanların cehennemin üzerinden geçeceklerine işaret eder. Şu âyet de bu anlamdadır: وَإِنْ مِنْكُمْ إِلاَّ وَارِدُهَا : Sizden hiç kimse yoktur ki cehenneme uğramasın (19/Meryem 71).