و ل د (WLD̃)
V-l-d
Bu anlamda Allah buyurur ki: فَإِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ وَلَدٌ şâyet ölenin çocuğu yoksa, (4/Nisâ 11); أَنَّى يَكُونُ لَهُ وَلَدٌ Onun nasıl çocuğu olur? (6/En’âm 101).
Evlat edinilen çocuk için de وَلَد ismi kullanılır.
Allah buyurur ki: أَوْ نَتَّخِذَهُ وَلَدًا ya da onu evlat ediniriz, (28/Kasas 9); وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَ Ve ant olsun babaya ve çocuğuna (90/Beled 3).
Ebu’l-Hasan şöyle der: وَلَد kelimesi, hem erkek hem de kız çocuğu için kullanılır. وُلْد kelimesi ise, aile ve çocuklar demektir. Kimisi bu kelimenin vâv harfini esreli okuyarak وِلْد şeklinde söyler. وُلِدَ فُلاَنٌ ifâdesi, kişinin çocuğu oldu, manasına gelir.
Allah buyurur ki: وَالسَّلَامُ عَلَيَّ يَوْمَ وُلِدْتُ Doğduğum gün selâm benim üzerimedir (19/Meryem 33); وَسَلَامٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ Doğduğu gün ona selâm olsun (19/Meryem 15).
Baba demek olan أَب kelimesi, وَالِد şeklinde de söylenir. Anne ise وَالِدَة şeklindedir. Her ikisine birden وَالِدَانِ denir.
Allah buyurur ki: رَبِّ اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ Ey Rabbim! Beni, anne-babamı mağfiret buyurur (71/Nûh 28).
وَلِيد kelimesi, doğmak üzere olan çocuk, demektir. Asıl anlamı doğum zamanı yakın veya uzak olsun her çocuktur. Bu tıpkı yeni cenine dönüşmüş olan bebeğe جَنِيٌّ denmesi gibidir. Çocuk büyüdüğünde artık bu isimle anılmaz.
وَلَد kelimesinin çoğulu وِلْدَان şeklinde gelir.
Allah buyurur ki: فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِنْ كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ الْوِلْدَانَ شِيبًا Peki inkâr ederseniz, çocukları ihtiyarlatacak bir günden kendinizi nasıl koruyacaksınız? (73/Müzzemmil 17).
وَلِيدَة ise, doğum yapan cariye anlamındadır. Arapça’da genelde bu manada kullanılır. لِدَة ise, sadece eş ve ikiz için kullanılır. فُلاَنٌ لِدَةُ فُلاَنٍ، وَتِرْبُهُ denir ki, falan falanın eşidir, ikizidir, demektir. Bunun eksiği vâv harfidir. Çünkü aslı وِلْدَة şeklindedir. تَوَلُّدُ الشَّيْءِ مِنَ الشَّّيْءِ herhangi bir sebeple bir şeyden bir şeyi türetmektir.
وَلَد : Sözcüğünün çoğulu اَوْلاَد şeklinde gelir.
Allah buyurur ki: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا إِنَّ مِنْ أَزْوَاجِكُمْ وَأَوْلاَدِكُمْ عَدُوًّا لَكُمْ فَاحْذَرُوهُمْ وَإِنْ تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ إِنَّمَا أَمْوَالُكُمْ وَأَوْلاَدُكُمْ فِتْنَةٌ Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır, onlardan sakının; Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır (64/Teğâbun 14-15).
Âyete göre bunların hepsi fitnedir, bazısı ise düşmandır.
Deniyor ki, وُلْد kelimesi وَلَد sözcüğünün çoğuludur. Tıpkı أُسْد kelimesinin أَسَد sözcüğünün çoğulu olduğu gibi. وُلْد kelimesinin tekil olması da doğrudur. Tıpkı بُخْل وبَخَل cimrilik ve cimriler ile عُرْب وعَرَب Araplık ve Araplar kelimeleri gibi.
Rivâyette şöyle denmiştir: وُلْدُكَ مَنْ دَمَّي عَقِبَيْكَ Oğlun senin topuklarını kana bulaştırandır. Şu âyet bir kıraate göre şöyle de okunmuştur:
وَاتَّبَعُوا مَنْ لَمْ يَزِدْهُ مَالُهُ وَوُلْدُهُ اِلاَّ خَسَارًا Malı ve çocuğu kendisine sadece zarar getiren kimseye uydular (71/Nûh 21).