و س ق (WSG)
V-s-k
Yükün belli bir miktarına, sözgelimi, bir deve yüküne, وَسْق adı verilmiştir. Kimisi bu, 60 sa’ ağırlığındaki yüktür, der. أَوْسَقْتُ اْلبَعِيرَ Deveye, yükünü yükledim. نَاقَةٌ وَاسِقٌ yüklü dişi deve, ve نُوقٌ مَوَاسِيقُ yüklü dişi develer gibi ifadeleri bu türdendir.
وَسَّقْتُ اْلحِنْطَةَ buğdayı, bir yük hâline getirdim.
وَسَقَتِ اْلعَيْنُ اْلمَاءَ Göz, su topladı, sulandı. Bu anlamda لاَ أَفْعَلُهُ مَا وَسَقَتْ عَيْنِي اْلمَاءَ Gözümden su geldiği sürece onu yapmam, denir.
وَالَّليْلِ وَمَا وَسَقَ Geceye ve topladığına (84/İnşikâk 17) âyetine gelince, deniyor ki: Topladığı karanlıklar, demektir. Kimisi ise: Gecenin getirdiği felâketlerdir, der. Onun için: وَسَقْتُ الشَّيْءَ Falan şeyi topladım, denir.
وَسِيقَة Toplu hâlde duran develer manasına gelir. Bu, tıpkı, insanlar için kullanılan ve topluluk, grup, birlik manasına gelen رُفْقَة sözcüğü gibidir. Onun için اِتِّسَاق da toplanma, buluşma, birleşme, süreklilik ve uyum manalarına gelir.
Bu anlamda Allah buyurur ki: وَالْقَمَرِ إِذَا اتَّسَق Derli toplu hâle geldiği zaman dolun Ay’a (84/İnşikak 18).