و س ط (WSŦ)
V-s-t
وَسْط ise, birbirinden ayrı varlıklar için kullanılır. İki şeyi birbirinden ayıran şey gibi. Meselâ: وَسْطُ اْلقَوْمِ كَذَا Topluluğun ortası şudur/şöyledir.
وَسَط kavramı, kimi zaman her iki tarafı da kötü görülen şeyler için de kullanılır. Sözgelimi, هَذَا أَوْسَطُهُمْ حَسَبًا Bu saygınlık bakımından onların ortasıdır ve konum olarak en yüksek derecede olanıdır. Cimrilik ve savurganlık arasında yer alan cömertlik de böyledir. Böylece vasat kavramının ifrat ve tefritten uzak mutedil söz, davranış ve hareketler için kullanıldığı anlaşılmaktadır. Onun bu hususiyeti olan kişi, tıpkı eşitlik, adalet ve insaf sahibi gibi takdir edilip övülür.
Bu bağlamda Allah buyurur ki: وَكَذَلِكَ جَعَلْنَاكُمْ أُمَّةً وَسَطًا Ve işte böyle, sizi ortada yürüyen bir ümmet kıldık ki, (2/Bakara 143) şu âyet de bunun gibidir: قَالَ أَوْسَطُهُمْ İçlerinde en makul olanı şöyle dedi: (68/Kalem 28).
Bazen de وَسَط kavramıyla bir tarafı iyi görülen, diğer tarafı ise kötü görülen şeyler için kullanılır. İyilik ve kötülük gibi. Kinâye yoluyla hafif meşreplik de bu kavramla dile getirilir. Sözgelimi: فُلاَنٌ وَسَطٌ مِنَ الرِّجَالِ denir ki: Bununla o kişinin artık iyilik sınırları dışına çıktığına işaret edilmiş olunur.
Yüce Allah’ın: حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ وَالصَّلاَةِ الْوُسْطَى Namazlara ve orta namaza devam edin (2/Bakara 238) sözüne gelince, Bu öğle namazıdır, diyenler, gündüzü baz almışlardır.
Akşam namazıdır, diyenler ise, rekat sayısını ölçü almışlardır, çünkü, bu namaz, tüm namazların genel formunu oluşturan iki rekat ile dört rekat arasında yer almıştır –yani, üç rekattır-.
Sabah namazıdır, diyenler ise, gece ile gündüz namazı arasında yer almasını esas almışlardır. Onun için Yüce Allah da şöyle buyurur: أَقِمِ الصَّلاَةَ لِدُلُوكِ الشَّمْسِ إِلَى غَسَقِ اللَّيْلِ Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar gereği üzere namazı kıl, (17/İsrâ 78). Yani, sabah namazı.
Özellikle sabah namazının zikredilmiş olması ise, onun kılınması hususunda pek çok tembelliğin insanı sarmasından ve uykunun en tatlı olduğu sırada ona kalkılması gerektiğindendir. Onun için bu vaktin ezanında اَلصَّلاَةُ خَيْرٌ مِنَ النَّوْمِ Namaz, uykudan daha iyidir, cümlesi eklenmiştir.
İkindi namazıdır, diyenler ise, bir taraftan Hz. Peygamber’den (sas) gelen rivâyete dayanmışlar diğer yandan vaktinin, insanların geneli için, çok yoğun iş-güç zamanı olmasını nazarı itibara almışlardır. Zira diğer namazların kılınması için genelde boş zaman bulmak daha kolaydır. Her birinin ya önü açıktır ya arkası. Onun için Hz. Peygamber (sas) bununla ilgili olarak çok acı konuşmuştur: مَنْ فَاتَهُ صَلاَةُ اْلعَصْرِ فَكَأَنَّمَا وَتَرَ أَهْلَهُ وَمَالَهُ Kimin üzerinden ikindi namazı geçerse, o sanki ailesini ve malını yitirmiştir.