و ق ر (WGR)
V-k-r
Allah buyurur ki: وَفِي آَذَانِنَا وَقْرٌ Kulaklarımızda da bir ağırlık vardır; (41/Fussilet 5); وَفِي آَذَانِهِمْ وَقْرًا kulaklarına da bir ağırlık koyduk; (6/En’âm 25).
وَِقْر : Sözcüğü eşek ve katır yükü demektir. Bu deve yükü için kullanılan وِسْق sözcüğü gibidir. وَقَدْ أَوْقَرْتُهُ ifâdesi ise, hayvana bu yükün yüklenmesini anlatır. نَخْلَةٌ مُوقِرَةٌ وَمُوقَرَةٌ Bol miktarda meyve tutan hurma ağacı, manasına gelir.
وَقَار sükûnet, ağırbaşlılık, saygıdeğer olma ve yumuşak huyluluk, demektir. Bu anlamda هُوَ وَقُورٌ، وَوَقَارٌ وَمُتَوَقِّرٌ denir ki, onurlu, ağırbaşlı, saygıdeğer kişi demektir.
Allah buyurur ki: مَا لَكُمْ لاَ تَرْجُونَ لِلَّهِ وَقَارًا Niçin siz Allah’a bir vakar yakıştıramıyorsunuz? (71/Nûh 13).
فُلاَنٌ ذُو قِرَةٍ Falan kişi vakar sahibidir.
Allah buyurur ki: وَقَرْنَ فِي بُيُوتِكُنَّ Hem vakarınızla evlerinizde karar kılın (33/Ahzâb 33).
Deniyor ki: Burada geçen وَقَرْنَ fiili وَقَار kelimesinden alınmıştır. Bazıları ise der ki: Bu fiil, oturmak anlamına gelen وَقَرْتُ أَقِرُ وَقْرًا sözünden alınmıştır.
وَقِير [yaklaşık beş yüz koyundan oluşan] büyük koyun sürüsüdür. Burada çokluk ve yavaş hareketi onda bir vakarın düşünülmesine yol açmıştır.