و ح د (WḪD̃)
V-h-d
وَاحِد sözcüğü altı değişik şekilde kullanılabilen مُشْتَرَك çok anlamlı bir kelimedir.
Birincisi: Cins veya türde bir olanlar. اَلإِنْسَانُ وَالْفَرَسُ وَاحِدٌ فِي اْلجِنْسِ وَزَيْدٌ وَعَمْرٌو وَاحِدٌ فِي النَّوْعِ İnsan ve at aynı cinstendir; Zeyd ve Amr aynı türdendir, denmesi gibi.
İkincisi: Bağlılıklık, bitişiklik ve bütünlük açısından bir olanlar. Bu birlik, yaratılış açısından olabilir: شَخْصٌ وَاحِدٌ Bir tek adam, sözü gibi. Aynı şekilde sanat/meslek açısından da olabilir:حِرْفَةٌ وَاحِدَةٌ Bir tek meslek, denmesi gibi.
Üçüncüsü: Eşi, benzeri, dengi olmadığından bir olanlar. Bu da, ya yaratılış açısından eşsizdir. Sözgelimi: اَلشَّمْسُ وَاحِدَةٌ Güneş, bir tanedir, sözü gibi. Ya da, üstünlük iddiasında eşi, benzeri olmaz. Meselâ: فُلاَنٌ وَاحِدُ دَهْرِهِ Falan zamanının tek adamıdır. Şu söz de buna örnektir: نَسِيجُ وَحْدِهِ Falanın dokusu eşsizdir.
Dördüncüsü: Bölünme kabul etmediğinden bir olanlar. Bu da ya hava gibi çok küçük olduğundan ya da elmas gibi çok sert olduğundan bölünemeyen şeylerdir.
Beşincisi: Başta bulunduğundan bir olanlar. Bu da, ya sayıların başında bulunur. Sözgelimi, وَاحِدٌ اِثْنَانِ Bir, iki denmesi gibi. Ya da çizginin başlangıcında bulunduğundan bir olur. Meselâ: اَلنُّقْطَةُ اْلوَاحِدَةُ Birinci nokta denmesi gibi.
Bunların hepsinde birlik görelidir. Yüce Allah için kullanılan وَاحِد sözcüğü ise, herhangi bir bölünme ve çoğalma kabul etmeyen varlık, demektir. Bu birliğin zorluğundan dolayı Yüce Allah: وَإِذَا ذُكِرَ اللَّهُ وَحْدَهُ اشْمَأَزَّتْ قُلُوبُ الَّذِينَ لاَ يُؤْمِنُونَ بِاْلآَخِرَةِ Böyle iken, Allah bir olarak anıldığı zaman âhirete inanmayanların kalpleri daralır (39/Zümer 45) buyurur.
وَحَدَ ise, yalnız, tek olan demektir. Şu kadar var ki: Bu sıfat Yüce Allah dışındaki varlıklar için de kullanılır. Şair şöyle der:
466- كَأَنَّ رَحْلِي وَقَدْ زَالَ النَّهَارُ بِنَا بِذِي اْلجَلِيلِ عَلَى مُسْتَأْنِسٍ وَحَد
466- Sanki bineğim, zaman bizi bitirdikten sonra
Kadri Yüce vahad/biricik dosta götürdü.
Mutlak anlamda الأَحَد ise, Allah’tan başkasının sıfatı olarak kullanılmaz. Bu daha önce أحد maddesinde geçmişti.
فُلاَنٌ لاَ وَاحِدَ لَهُ Falanın bir teki yoktur, sözü ise, هُوَ نَسِيجُ وَحْدِهِ Onun dokusu, tektir, sözü gibidir. Yermek için: هُوَ عُيَيْرُ وَحْدِهِ O, eşeğin biridir; جُحَيْشُ وَحْدِهِ O, sıpanın biridir, denir. Bundan daha hafif bir yergi için ise, رُجَيْلُ وَحْدِهِ denmektedir.