و ق ت (WGT)
V-k-t
Allah buyurur ki: إِنَّ الصَّلاَةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا Çünkü namaz mü’minlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır (4/Nisâ 103); وَإِذَا الرُّسُلُ أُقِّتَتْ Elçiler, tayin edilen vakitlerine erdirildikleri zaman (77/Mürselât 11).
مِيقَات herhangi bir şey için belirlenmiş zamandır. Ayrıca zamanı belirlenmiş söz verme, randevu, buluşma yeri demektir.
Allah buyurur ki: إِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ مِيقَاتُهُمْ أَجْمَعِينَ Şüphesiz ki, hakkı batıldan ayırt etme günü onların hepsinin bir araya toplanacağı belirlenmiş zamanlarıdır (44/Duhân 40); إِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ كَانَ مِيقَاتًا Kuşkusuz o hüküm günü kararlaştırılmış bir vakit olmuştur (78/Nebe’ 17); لَمَجْمُوعُونَ إِلَى مِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır (56/Vâkıa 50).
Bir şeyin yapıldığı yer için de مِيقَات kelimesi kullanılabilmektedir. مِيقَاتُ اْلحَجِّ Haccın mîkâti (ihram giyilen yerler) gibi.