Sözlük

ش م ل (ŞML)

Ş-m-l

شِمَال /Sol: Sağın karşıtı. Allah buyurur ki: إِذْ يَتَلَقَّى الْمُتَلَقِّيَانِ عَنِ الْيَمِينِ وَعَنِ الشِّمَالِ قَعِيدٌ : Sağında ve solunda iki alıcı melek oturmuş kaydetmektedirler (50/Kâf 17).

Kendisiyle örtünen elbiseye شِمَال denir. Bu tıpkı birçok elbisenin, örttüğü organın ismini aldığı gibidir. Örneğin; gömlek yeninin el; göğüs ve sırtının göğüs ve sırt; don/pantolon ayağının/paçasının ayak diye isimlendirilmesi ve benzeri. الاِشْتِمَالُ بِالثَّوْبِ : İnsanın elbiseyi üzerine sardırıp onu sol tarafına atmasıdır. Hadiste de şöyle geçmektedir: نُهِىَ عَنْ اِشْتِمَالِ الصَّمَّاءِ : [Gömlek ve don/pantolon olmaksızın] tek parçalı bir kumaş ile örtünmekten nehyedilmiştir.

شَمْلَة ve مِشْمَل : İstiâre yoluyla kendisiyle örtünen bir giysi anlamında kullanılır. Bu anlamdan şöyle denilmektedir: شَمَلَهُمُ اْلأَمْرُ : İş onları kuşattı. Mecâzî anlamda da; شَمَلْتُ الشَّاةَ : Koyunun üzerine şimal astım, denilmektedir. Örtü, bedeni sardığı gibi, karakter de insanı tamamen kuşattığı için ona da شِمَال denir. İçki de aklı kuşatıp onu örttüğü için شَمُول diye adlandırılmıştır. İçkinin bu adla isimlendirilmesi, tıpkı خَمْر ile isimlendirilmesi gibidir; çünkü içki aklı hamretmektedir/gizlemektedir.

Kâbe’in kuzeyinden esen rüzgâra da شِمَال denir. Bu kelime başka bir lehçede شَمْأَل ve شَامَل şeklinde telâffuz edilmektedir. أَشْمَلَ الرَّجُلُ مِنَ الشِّمَالِ /Adam kuzeyden geldi, sözü tıpkı أَجْنَبَ مِنَ اْلجُنُوبِ /Adam güneyden geldi, sözü gibidir.

Kinâye yoluyla kılıca رِدَاء denildiği gibi, مِشْمَل de denilmektedir. جَاءَ مُشْتَمِلاً بِسَيْفِهِ /Kılıcını kuşanmış olarak geldi, sözü مُرْتَدِيًا بِهِ وَمُتَدَرِّعًا لَهُ sözleri gibidir. نَاقَةٌ شِمِلَّةٌ وَشِمْلاَلٌ : Kuzeyden esen rüzgâr gibi hızlı olan deve.

Şair şöyle der:

وَلَتَعْرِفَنَّ خَلاَئِقًا مَشْمُولَة -273ً

*** وَلَتَنْدَمَنَّ وَلاَتَ سَاعَةَ مَنْدَمِ

273- Meşmul/Mutlu bir takım varlıkları tanıyacaksın;

Ve pişman olacaksın; fakat pişmanlık fayda vermez.

Bazılarına göre şair bu şiirinde “mutlu birtakım yaratıkları” kastetmiştir; sanki üzerlerine kuzey rüzgârı esmiş de onlar da serinlemiş ve mutlu olmuşlardır.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →