ش ك و (ŞKW)
Ş-k-v
أَشْكَاهُ : Ona üzüntü verdi. Bu tıpkı أَمْرَضَهُ /Onu hasta etti, sözü gibidir. Ayrıca أَشْكَاهُ sözü; “onun acısını giderdi” anlamına da gelmektedir. Şöyle rivâyet edilmektedir: شَكَوْنَا إِلَى رَسُولِ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ حَرَّ الرَّمْضَاءِ فِي جِبَاهِنَا وَأَكُفِّنَا فَلَمْ يُشْكِنَا : Resûlullah (s.a.s.)’a, alın ve avuçlarımıza vuran aşırı sıcaktan şikâyet ettik; fakat o, şikâyetimizi gidermedi.
شَكْو kelimesinin asıl anlamı, شَكْوَة ’yi açıp onun içindekini ortaya çıkarmaktır. شَكْوَة : İçine suyun konulduğu küçük bir kaptır. Sanki bu kelimenin kök anlamında istiâre var gibidir; tıpkı şu deyimler gibi: بَثَثْتُ لَهُ مَا فِي وِعَائِي : Kabımdakini ona serdim; نَفَضْتُ مَا فِي جِرَابِي : Torbamdakini silkeledim; yani kalbimdekini açığa vurdum.
مِشْكَاة : Deliği olmayan oyuk/Menfezi olmayan küçük hücre: مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ : O’nun nuru, içinde lamba bulunan bir kandile benzer (24/Nûr 35). مِشْكَاة kalbin, مِصْبَاح ise ondaki Allah nurunun temsilî anlatımıdır.