ش ط ا (ŞŦÊ)
شَاطِئُ الْوَادِي : Vadinin yan tarafı: نُودِيَ مِنْ شَاطِئِ الْوَادِ الاَيْمَنِ : Vâdinin sağ kıyısından kendisine seslenildi (28/Kasas 30). شَاطَأْتُ فُلاَنًا : Falan kişiyi vadinin kenarından yürüttüm, denir. شَطْءُ الزَّرْعِ : Ekinden çıkan filiz. تَفَرَّعَ فِي شَاطِئَيْهِ : Onun her iki kenarında dağılıp yayıldı. Çoğulu, أَشْطَاء şeklinde gelir. Allah buyurur ki: كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْأَهُ : Onlar, şat’ını yarıp çıkarmış bir ekine benzerler (48/Fetih 29); yani filizlerini Bir kıraatte; شَطَأَه [ط harfinin fethi ile] şeklinde de okunmuştur, tıpkı شَمْع - شَمَع; نَهْر - نَهَر gibi.