Sözlük

ش ج ر (ŞCR)

Ş-c-r

شَجَر : Gövdesi olan bitkiye denir. شَجَرَة /bir ağaç, شَجَر /ağaçlar denir; tıpkı ثَمَرَة /bir meyve, ثَمَر /meyveler gibi. Allah buyurur ki: لَقَدْ رَضِيَ اللَّهُ عَنِ الْمُؤْمِنِينَ إِذْ يُبَايِعُونَكَ تَحْتَ الشَّجَرَةِ : Allah, o ağacın altında sana bağlılık sözü veren inananlardan hoşnut olmuştur (48/Fetih 18); أَأَنْتُمْ أَنْشَأْتُمْ شَجَرَتَهَا أَمْ نَحْنُ الْمُنْشِؤُونَ : Yaktığınız ateşin ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz? (56/Vakıa 72); وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ : Yıldızlar ve ağaçlar secde etmektedirler (55/Rahman 6); لآَكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍ : Mutlaka Zakkum ağacından yiyecekler (56/Vakıa 52); إِنَّ شَجَرَةَ الزَّقُّومِ : Zakkum ağacı (44/Duhan 43).

وَادٍ شَجِيرٌ : Ağacı bol olan vadi. هَذَا الْوَادِي أَشْجَرُ مِنْ ذَلِكَ : Bu vadi diğerinden daha fazla ağaçlıdır. شِجَار, مُشَاجَرَة ve تَشَاجُر kelimeleri tartışma anlamındadır. Allah buyurur ki: فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّىَ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لاَ يَجِدُوا فِي أَنْفُسِهِمْ حَرَجًا مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْلِيمًا : Hayır! Rabbine andolsun ki, onlar aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem yapıp verdiğin hükümle ilgili olarak, içlerinde hiçbir burukluk duymadan tam bir teslimiyete ulaşmadıkça iman etmiş olmazlar (4/Nisâ 65). شَجَرَنِى عَنْهُ : Beni ondan şicâr/deynek ile çevirdi.

Hadiste şöyle buyrulmuştur: “ فَإِنِ اشْتَجَرُوا فَالسُّلْطَانُ وَلِيُّ مَنْ لاَ وَلِيَّ لَهُ : Eğer ihtilâf ederlerse, sultan, velisi olmayanın velisidir.” شِجَار , tahtırevan tahtasıdır. مِشْجَر , üzerine elbise atılan ağaçtır. شَجَرَهُ بِالُّرمْحِ : Ona mızrak sapladı. Bu da kişinin başkasına mızrağı saplayıp orada bırakmasıdır.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →