ش ط ط (ŞŦŦ)
Ş-t-t
شَطَط : Aşırı uzaklık. Denir ki; شَطَّتِ الدَّارُ وَأَشَطَّ : Ev çok uzakta kaldı. Bu kelime mekân, hüküm verme ve mal pazarlığında da kullanılır. Şair şöyle der:
شَطَّ الْمَزَارُ بِجَدْوَى وَانْتَهَى اْلأَمَلُ -266
266- Cedvâ’yı ziyaret etmeyeli uzun bir zaman oldu ve ümit kalmadı.
شَطَط , zulüm/haksızlık anlamında da kullanılmaktadır: رَبُّنَا رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَالاَرْضِ لَنْ نَدْعُوَ مِنْ دُونِهِ إِلَهًا لَقَدْ قُلْنَا إِذًا شَطَطًا : Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O’ndan başka hiçbir ilâha yakarmayız. Aksini yaparsak şatat söz söylemiş oluruz (Kehf 14); yani haktan uzak bir söz...
شَطُّ النَّهْرِ : Sudan uzak kalan nehir kıyısı.