ش ر ر (ŞRR)
Ş-r-r
رَجُلٌ شَرٌّ وَشِرِّيرٌ : Kötülük işleyen adam, قَوْمٌ أَشْرَارٌ : Kötülük işleyen toplum. وَقَدْ أَشْرَرْتُهُ : Onu şerre nispet ettim. Bazıları, أَشْرَرْتُ كَذَا sözünün, أَظْهَرْتُهُ /Onu ortaya çıkardım, anlamında olduğunu söyler. Şer kelimesinin bu anlama geldiğine dair şairin şu sözüyle delil getirilmektedir:
إِذَا قِيلَ: أَيُّ النَّاسِ شَرُّ قَبِيلَةٍ *** أَشَرَّتْ كُلَيْبٍ بِاْلأَكُفِّ اْلأَصَابِعُ -262
262- Hangi insanların kabilesi daha kötüdür diye sorulduğunda;
Eller parmaklarla Küleyb’i gösterir.
Eğer bu konuda bu beytin dışında başka bir delil yoksa da, yine de ona işaret edilmek suretiyle parmakları şerre nispet etmiş olabilir. O zaman bu kelime, “ أَشْرَرْتُهُ : Onu şerre nispet ettim”, ifâdesinden alınmış olur.
Zamme ile شُرّ kelimesi sadece kötü şeyler için kullanılır. Ateşten uçuşan şeye/kıvılcıma شِرَارُ النَّارِ , denir. Ondaki şer inancından dolayı bu ismi almıştır. Allah buyurur ki: إِنَّهَا تَرْمِي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِ : O, saray gibi kıvılcımlar atar (77/Murselât 32).