Sözlük

م ل و (MLW)

M-l-e

إِمْلاَء müddettir. Bu anlamda uzun müddete مَلاَوَةٌ مِنَ الدَّهْرِ ve مَلِيٌّ مِنَ الدَّهْرِ denmiştir. Allah buyurur ki: وَاهْجُرْنِي مَلِيّاً uzun bir süre benden uzaklaş git (19/Meryem 46).

تَمَلَّيْتَ دَهْرًا uzun bir zaman durdun. Yani, kaldın. تَمَلَّيْتُ الثَّوْبَ elbiseyi uzun zaman giydim. تَمَلَّى بِكَذَا uzun bir zaman ondan faydalandı.

مَلاَكَ اللهُ Allah sana uzun ömürler versin, deyimi, hemzesiz olarak söylenir. عِشْتَ مَلِيًّا uzun süre yaşadın, demektir.

Elifi maksure ile yazılan مَلاَ uzayıp giden çöl demektir.

مَلَوَانِ ise, deniyor ki: Gece ve gündüz anlamındadır. Bunun gerçek manası ise, tekrarlanmaları ve uzayıp gitmeleridir. Bunun delili ise, Şairin bu kelimeyi gündüz ve geceye izafe etmesidir:

428- نَهَارٌ وَلَيْلٌ دَائِمٌ مَلَوَاهُمَا *** عَلَى كُلِّ حَالِ اْلمَرْءِ يَخْتَلِفَانِ

428- Gece ve gündüzün gidiş gelişleri devamlıdır.

Kişinin her durumunda onlar değişmektedirler.

Eğer مَلَوَانِ kelimesi, gece ve gündüzün kendisi olsaydı, bunu onlara izafe etmezdi.

Allah buyurur ki: وَأُمْلِي لَهُمْ إِن كَيْدِي مَتِينٌ . Onlara mühlet veririm, çünkü benim tuzağım çetindir (7/Araf 183) yani, onlara zaman veririm. الشَّيْطَانُ سَوَّلَ لَهُمْ وَأَمْلَى لَهُم bu işi yapmaya şeytan sürüklemiş, onlara daha çok zamanları olduğu havası vermiştir (47/Muhammed 25).

أُمْلِي لَهُمْ onlar için yazıyorum diye okuyanlar, أَمْلَيْتُ اْلكِتَابَ أُمْلِيهِ إِمْلاَءً kitabı yazdırdım, deyiminden alındığını düşünmüşlerdir. Allah buyurur ki: أَنَّمَا نُمْلِي لَهُمْ خَيْرٌ لِّأَنفُسِهِمْ kendilerine vermiş olduğumuz mühletin kendileri için hayırlı olduğunu (3/Âl-i İmrân 177).

أَمْلَيْتُ sözcüğünün aslı أَمْلَلْتُ şeklindedir. Rahat söylensin diye ikinci lâm’ı ’ya çevrilmiştir. Allah buyurur ki: فَهِيَ تُمْلَى عَلَيْهِ بُكْرَةً وَأَصِيلاً sabah akşam kendisine okunmaktadır (25/Furkân 5).

Diğer bir yerde şöyle buyurur: فَلْيُمْلِلْ وَلِيُّهُ بِالْعَدْلِ velisi, doğru olarak yazdırsın (2/Bakara 282).

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →