م ك ن (MKN)
M-k-n
Bu fiil, hem مَكَّنْتُهُ , hem de مَكَّنْتُ لَهُ فَتَمَكَّنَ onu yerleştirdim o da yerleşti, şeklinde kullanılır. Allah buyurur ki: فِي اْلأَرْضِ وَلَقَدْ مَكَّنَّاكُمْ Sizi yeryüzünde yerleştirdik (7/Araf 10); وَلَقَدْ مَكَّنَّاهُمْ فِيمَا إِنْ مَكَّنَّاكُمْ فِيهِ Ant olsun ki, Biz onları da yeryüzüne yerleştirmiştik, sizi yerleştirdiğimiz gibi (46/Ahkâf 26); أَوَلَمْ نُمَكِّنْ لَهُمْ bir yere yerleştirmedik mi? (28/Kasas 57); وَنُمَكِّنَ لَهُمْ فِي اْلأَرْضِ ve onları yeryüzünde yerleştirelim (28/Kasas 6); وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ onlar için beğendiği dini temelli yerleştireceğine (24/Nûr 55); فِي قَرَارٍ مَكِينٍ sağlam bir yerleşme yerine (23/Mü’minûn 13).
أَمْكَنْتُ فُلاَنًا مِنْ فُلاَنٍ falanı falanın eline verdim.
Yer için مَكَان da مَكَانَة de kullanılır. Allah buyurur ki: اِعْمَلُوا عَلَى مَكَانَتِكُمْ imkânınız ölçüsünde çalışınız (11/Hûd 93). Âyette geçen مَكَانَتِكُمْ sözcüğü, مَكَاناَتِكُمْ şeklinde de okunmuştur.
Yine buyurur ki: ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي الْعَرْشِ مَكِينٍ arşın sahibi katında yeri sağlam, güçlü (81/Tekvîr 20), yani, orada değerli, ve yüce makam sahibidir.
مَكَنَاتُ الطَّيْرِ وَمَكُنَاتُهَا kuşların barındıkları yuvalarıdır.
مَكْن ise, kertenkele yumurtası, demektir. بَيْضٌ مَكْنُونٌ yumurta gibi (bembeyaz) (37/Sâffât 49).
el-Halil der ki: مَكَان kelimesi, كَوْن kökünün, مَفْعَل formuna girmiş şeklidir, çokça kullanıldığından فَعَال formu gibi kullanılmıştır.
Bu anlamda تَمَكَّنَ yerleşti ve تَمَسْكَنَ ev edindi (ev yaptı) denmiştir. O da تَمَنْزَلَ ev edindi, gibidir.