م س خ (MSḢ)
M-s-h
Bazı bilginler: مَسْخ iki türlü olabilir, derler:
Birincisi, özeldir. Arada bir meydana gelir. Bu fiziki yaratılışın değişmesidir.
İkincisi ise, her zaman meydana gelebilen değişmedir. Bu da ahlakta meydana gelen değişmedir. İnsanın bazı hayvanlara ait olan kötü huyları almasıdır. Meselâ, kişinin şiddetli hırs göstermede köpeğe, aç gözlülükte domuza, taşkınlıkta öküze benzemesi gibi. Buna göre وَجَعَلَ مِنْهُمُ الْقِرَدَةَ وَالْخَنَازِيرَ ve onlardan maymunlar ve domuzlar kılmış (5/Mâide 60) âyeti, bu her iki anlamda da yorumlanır.
لَمَسَخْنَاهُمْ عَلَى مَكَانَتِهِم onları oldukları yerde dondururduk (36/Yâsîn 67) âyeti ise, ilk bakışta birinci görüşte daha açık olsa da her iki görüşe uygun biçimde yorumlanabilir.
Yemeğin مَسِيخ olanı ise, tadı olmayanı, demektir.
Şair şöyle der:
423- وَأَنْتَ مَسِيخٌ كَلَحْمِ اْلحُوَارِ
423- Sen çekirge eti gibi tatsızsın.
مَسَخْتُ النَّاقَةَ tabiri, deveyi şekli şemaili değişecek derecede yordum ve zayıflattım demektir.
مَاسِخِي Yaycı, okçu demektir. Bu kelime aslında, مَاسِخَة kabilesinden olan bir yay ustasına nispet ifâde eder. Onun için her yay ustasına bu isim verilmiştir. Nitekim, هَالِك kabilesinden ünlü bir demirci çıktığından, her demirciye de هَالِكِي adı verilmiştir.