م ج د (MCD̃)
M-c-d
Bu anlamda Araplar şöyle der: فِي كُلِّ شَجَرٍ نَارٌ Her ağaçta bir ateş vardır. اِسْتَمْجَدَ اْلمرْخُ وَالْعَفَارُ Çerçöp ve toz duman kıymete bindi.
Yüce Allah’ın sıfatı olan مَجِيد kelimesi, kendisine has olarak ihsanı bol veren demektir.
Yüce Allah Kur’ân için şöyle buyurur: ق وَالْقُرْآنِ الْمَجِيدِ Kaf; Şanlı Kur’ân’a and olsun (50/Kaaf 1).
Yüce Allah, Kur’ân dünya ve âhiret güzelliklerini kapsadığı için onu bu özellikle vasıflandırmıştır. Yine bu anlamda Allah buyurur ki: إِنَّهُ لَقُرْآنٌ كَرِيمٌ O şerefli bir Kur’ân’dır (56/Vâkıa 77); بَلْ هُوَ قُرْآنٌ مَجِيدٌ Doğrusu sana vahyedilen bu Kitap, şanlı bir Kur’ân’dır (85/Burûc 21); ذُو الْعَرْشِ الْمَجِيدُ o Allah Yüce arşın sahibidir (85/Burûc 15); Yüce Allah onu, şanı ve şerefinin yüceliğinden dolayı bunlarla vasıflandırmıştır.
Hz. Peygamber şöyle buyurur: مَا اْلكُرْسِيُّ فِي جَنْبِ اْلعَرْشِ إِلاَّ كَحَلْقَةٍ مُلْقَاةٍ فِي أَرْضٍ فَلاَةٍ Arşa nazaran Kürsü uçsuz bucaksız bir araziye atılan bir halka gibidir.
Bu anlamda Allah buyurur ki: اللَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ O çok büyük arşın sahibi olan Allah’tan başka ilâh yoktur (27/ Neml 25).
Kulun Yüce Allah’ı yüceltmesi, yüceliğini dile getirmesi ve onun güzel sıfatlarını anlatmasıdır. Yüce Allah’ın, kulunu yüceltmesi ise, ona üstünlük vermesidir.