م س ك (MSK)
M-s-k
اِسْتَمْسَكْتُ بِالشَّيْءِ o şeyi tutmaya çalıştım. Allah buyurur ki: فَاسْتَمْسِكْ بِالَّذِي أُوحِيَإِلَيْكَ Sana vahiy olunana sarıl (43/Zuhruf 43); كِتَاباً مِنْ قَبْلِهِ فَهُمْ بِهِ مُسْتَمْسِكُونَ أَمْ آتَيْنَاهُمْ Yoksa onlara daha önce bir kitap verdik de ona mı bağlanıyorlar (43/Zuhruf 21).
Hem تَمَسَّكْتُ بِهِ hem de مَسَكْتُ بِهِ Bir şeyi tutmaya çalışmak demektir. Allah buyurur ki: وَلاَ تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ inkârcı kadınları nikahınızda tutmayın (60/Mümtehine 10).
أَمْسَكْتُ عَنْهُ كَذَا Onu engelledim demektir. Allah buyurur ki: هُنَّ مُمْسِكَاتُ رَحْمَتِهِ Onlar onun rahmetini engelleyicilerdir (39/Zümer 38).
Cimrilik, kinâye yoluyla إِمْسَاك diye adlandırılmıştır.
Yiyecek ve içeceklerin مُسْكَة olanı, canın çıkmasını engelleyenidir.
مَسَك kol bileği üzerine bağlanan sedeftir.
مَسْك vücuda yapışık bulunan deridir.