ل ه و (LHW)
L-h-y
İnsanın kenisinden istifâde ettiği her şey için لَهْو ismi kullanılır. Allah buyurur ki: لَوْ أَرَدْنَا أَنْ نَتَّخِذَ لَهْوًا Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, (21/Enbiyâ 17).
Bu âyette geçen لَهْو kelimesiyle kadın ve çocuk kastedilmiştir diyenler ise, oyun ve eğlence diye tanımlanmış olan dünya hayatına ait güzelliklerin bazısına tahsis etmişlerdir.
أَلْهَاهُ كَذَا Daha önemli olan şeyin önüne geçti ve ondan alıkoydu. Allah buyurur ki: أَلْهَاكُمُ التَّكَاثُرُ Çoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı (102/Tekasür 1); رِجَالٌ لاَ تُلْهِيهِمْ تِجَارَةٌ وَلاَ بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللَّهِ Birtakım insanlar ki, ne ticaret ne de alış veriş onları Allah’ı anmaktan alıkoyar, (24/Nûr 37).
Bu ticareti yasaklamak ve onu hoş görmemek değildir. Aksine, kendini bütünüyle ona vermek, namazlara ve diğer ibâdetlere zaman ayıramamaktır. Dikkat etmek gerekir ki, Allah şöyle buyurmaktadır: لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ Ta ki kendilerine ait birtakım menfaatlere şahid olsunlar; (22/Hac 28); لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَنْ تَبْتَغُوا فَضْلاً مِنْ رَبِّكُمْ Rabbinizin lütfunu istemeniz de size bir günâh yoktur. (2/Bakara 198).
لَاهِيَةً قُلُوبُهُمْ Kalpleri hep eğlencede (gaflette), (21/Enbiyâ 3), yani: Kalpleri sürekli boş işlerle, kendisine fayda vermeyecek şeylerle meşgul olanlar.
لَهْوَة ise, değirmene akan tanelerin akışını düzenleyen ve çok akmasını engelleyen alettir. Bunun çoğulu لُهَي şeklindedir. Bağış anlamına gelen عَطِيَّة sözcüğü de buna benzetilerek لُهْوَة diye adlandırılmıştır.
لَهَاة ise, boğazın üzerinde biriken küçük ettir. Kimisi de bu, ağzın en dip tarafıdır, demiştir.