ل م م (LMM)
H-l-m
Birincisi: Bunun aslı هَا لُمَّ fiilinden alınmıştır. Bu bağlamda: لَمَمْتُ الشَّيْءَ denir ki, bir şeyi ıslah etmek, düzeltmek anlamına gelir. Bu fiilin elifi hazf edilerek هَلُمَّ denmiştir.
İkincisi: Bunun aslı هَلْ أَمَّ şeklindedir. Sanki kişiye: هَلْ لَكَ فِي كَذَا أُمَّه denmiş ve bu işte bir kastin var mı, diye sorulmuştur. İkisi birleştirilerek هَلُمَّ denmiştir. Allah buyurur ki: قَدْ يَعْلَمُ اللَّهُ الْمُعَوِّقِينَ مِنْكُمْ وَالْقَائِلِينَ ِلإِِخْوَانِهِمْ هَلُمَّ إِلَيْنَا Şüphesiz Allah, içinizden o savsaklayanları ve kardeşlerine: Bize gelin, diyenleri biliyor. (33/Ahzâb 18).
Gramercilerin bir kısmı, onu her hâlde aynı biçimde kullanmış ve tesniye ve cemi hâllerinde değişikliğe uğratmamışlardır. Kur’ân da onu bu şekilde kullanmıştır. Kimisi ise, tesniye, cemi ve müennes formlarını هَلُمَّا، هَلُمُّوا، هَلُمِّي، هَلْمُمْنَ şeklinde değişik biçimde kullanmıştır.
Lemme
لَمَم günâha yaklaşmaktır. Bununla küçük günâhlar da kastedilir. Buna bağlı olarak: فُلاَنٌ يَفْعَلُ كَذَا لَمَمًا falan adam şu işi lemem olarak yapar. Yani, zaman zaman onu yapar. Yüce allah’ın şu sözü de böyledir: الَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَائِرَ الْإِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ إِلاَّ اللَّمَمَ Onlar ki günâhın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük kusurlar hariç. (53/Necm 32).
Bu âyette geçen اللَّمَمَ kelimesi, أَلْمَمْتُ بِكَذَا sözünden alınmıştır. Bu, onun üzerine gittim ve beklenmedik biçimde ona yaklaştım, demektir. Aynı kökten زِيَارَتُهُ إِلْمَامٌ da denir ki, onun ziyareti azdır/kısadır.
لَمْ edatı da mazi fiili olumsuz yapar. Gelecek zamanı bildiren fiilin başında da gelir ve kabul ettirmek için başında soru elifi de gelebilir. Şöyle ki: أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا Biz seni çocukken himayemize alıp büyütmedik mi? (26/Şuarâ 18); أَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيمًا فَآَوَى O seni yetim bulup da barındırmadı mı? (93/Duhâ 6).