Sözlük

ل غ و (LĞW)

L-ğ-v

Söz bağlamında kullanılan لَغْو kelimesi, bir şey ifâde etmeyen, nazarı itibara alınmayan söz demektir. Bu da ölçülüp biçilmeden, düşünülmeden, serçe ve benzeri kuşların çıkardığı sesler gibi sıradan akıp giden uğultuyu andıran seslerdir. Ebû Ubeyde der ki: لَغَوَ ، لَغَا ve عَيَبَ عَابَ fiili gibidir. Şair şöyle der:

عَنِ الَّلغَا وَرَفَثِ التَّكَلُّمِ -407

407- Kendini boş sözden ve günâh sözden [alıkoyan].

لَغِيتَ تَلْغَى boş konuştun, fiili tıpkı لَقِيتَ تَلْقَى karşılaştın, rastladın, fiili gibidir.

Bazen, her kötü söz de لَغْو diye adlandırılır. Allah buyurur ki: لاَ يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلاَ كِذَّابًا Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan (Nebe 35); وَإِذَا سَمِعُوا اللَّغْوَ أَعْرَضُوا عَنْهُ Onlar, boş söz işittikleri zaman, ondan yüz çevirirler (28/Kasas 55); لاَ يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلاَ تَأْثِيمًا Orada boş bir söz ve günâha sokan bir laf işitmezler (56/Vâkıa 25); وَالَّذِينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَ Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler, (23/Mü’minûn 3); وَالَّذِينَ لاَ يَشْهَدُونَ الزُّورَ وَإِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَامًا Ve onlar ki, yalan şahitlik etmezler, boş bir şeye rastladıkları zaman vakar ile (oradan) geçip giderler (25/Furkân 72) yani, çirkin kaçan söz ve ifâdeleri kinâye yoluyla anlatırlar, açıkça söylmezler.

Kimisi, boşboğaz insanlarla karşılaştıklarında onlarla beraber bu işlere dalmazlar, şeklinde anlam vermiştir.

لَغْو : Sözcüğü değersiz, kasıtsız, amaçsız sözler için de kullanılır. Bunun türlerinden biri de yeminlerde söz konusu olan لَغْو şeklidir. Bu yemin, herhangi bir sözleşme ve anlaşma söz konusu değilken, sözgelimi olarak söylenen, bir alışkanlık hâline gelen yemin türleridir. Yüce Allah bu anlamda şöyle buyurur: لاَ يُؤَاخِذُكُمُ اللَّهُ بِاللَّغْوِ فِي أَيْمَانِكُمْ Allah, sizi yeminlerinizde bilinçsiz biçimde ettiğiniz lağıvdan sorumlu tutmaz (2/Bakara 225).

Şair, adı geçen kavramın bu anlamını baz alarak der ki:

وَلَسْتَ بِمَأْخُوذٍ بِلَغْوٍ تَقُولُهُ إِذَا لَمْ تُعَمِّدْ عَاقِدَاتِ اْلعَزَائِمِ -408

408- Söylediğin herhangi boş bir sözden sorumlu değilsin

Söylerken kesin karar bildiren bir söz verme olmayınca.

Allah buyurur ki: لاَ تَسْمَعُ فِيهَا لاَغِيَةً Orada boş bir söz işitmez (88/Gâşiye 11), yani, orada boş bir söz duymazlar. Burada ism-i fâil, sözün sıfatı olarak kullanılmıştır. Bu tıpkı كَاذِبَة yalancı sözcüğü gibidir.

Kan bedeli demek olan diyette bir şey tutmayan birkaç sayıdaki deveye de لَغْو adı verilmiştir. Bu anlamda Şair şöyle der:

كَمَا أَلْغَيْتَ فِي الدِّيَةِ اْلحُوَارَا -409

409- Diyette yavru develer sayılmadığı gibi.

لَغِيَ بِكَذَا Şunu geveledi deyimi de, serçenin kendine mahsus sesiyle anlatmak istediği gibi, anlatmaya çalıştı, demektir. Kopuk kopuk biçimde söylenen söze de لغة adı verilmiştir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →