Sözlük

ل ه ب (LHB)

L-h-b

لَهَب , ateşin tutuşması, alev alev olması hâlidir. Allah buyurur ki: لاَ ظَلِيلٍ وِلاَ يُغْنِي مِنَ الَّلهَبِ O, ne gölgelendirir, ne alevden korur (77/Mürselât 31); سَيَصْلَى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍ (O), alevli bir ateşe girecektir (111/Mesed 3).

لَهِيب ise, ateşin görünen alevlenmiş hâlidir. Aynı şekilde duman ve toza da لَهَب adı verilmiştir. Yüce Allah’ın: تَبَّتْ يَدَا أَبِي لَهَبٍ Ebu Leheb’in elleri kurusun (yok olsun o), zaten yok oldu ya (111/Mesed 1) sözüne gelince, bazı müfessirler derler ki: Burada Yüce Allah, Ebû Leheb’in meşhur künyesini kastetmemiştir. Aksine, onun ateşe atılacağını, cehennemlik olduğunu bildirmiştir. Ona bu şekilde isim vermesi, savaşı kızıştıran ve bizzat onun içinde olana أَبُو اْلحَرْبِ savaşın babası ve أَخُو اْلحَرْبِ savaşın kardeşi, denmesi gibi bir tür isimlendirmedir.

فَرَسٌ مُلْهِبٌ kızışmış at, deyimi de, hızlı olan atın, kızışan ateşe benzetilerek düşünülmüş bir isimlendirmedir. Hızlı koşan anlamındaki أُلْهُوب kelimesi de bu köktendir.

Susamış insana dokunan sıcaklık da لُهَاب adını almıştır.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →