غ ل ق (ĞLG)
G-l-k
غَلَق ve مِغْلاَق : Kendisiyle kapatılan şey, bazılarına göre ise kendisiyle açılan şey anlamındadır. Ancak kapatmak düşünüldüğünde مِغْلَق ve مِغْلاَق denir. Açmak düşünüldüğünde ise مِفْتَح ve مِفْتَاح denir. أَغْلَقْتُ الْبَابَ : Kapıyı kapattım. غَلَّقْتُهُ , çokluk anlamındadır; yani, birçok kapıyı kapattım veya bir kapıyı defalarca kapattım ya da bir kapıyı çok sağlam kapattım. Şu âyet bu anlamdadır: وَغَلَّقَتِ الْأَبْوَابَ : Kapıları iyice kapattı (12/Yûsuf 23). Buna benzetilerek şöyle denir: غَلِقَ الرَّهْنُ غُلُوقًا : Rehineye el konuldu, bırakılmadı. غَلِقَ ظَهْرُهُ دَبَرًا : Devenin sırtı yaradan kurtulamadı, iyileşemedi. مِغْلَق : Kumar oklarının yedincisi. Çünkü o, meysirin/kumarın diğer kısımlarını bağlamaktadır. نَخْلَةٌ غَلِقَةٌ : Hurma ağacının kökü kurudu, dolayısıyla meyve vermekten bağlandı/meyve vermez oldu. غَلْقَة : Zehir gibi acı ağaç.