غ ر م (ĞRM)
G-r-m
غَرِيم : Hem alacaklıya, hem borçluya denir. Allah buyurur ki: إِنَّمَا الصَّدَقَاتُ وَالْغَارِمِينَ وَفِي سَبِيلِ اللَّهِ : Sadakalar sadece borçlulara, Allah yolunda çalışanlara verilir (9/Tevbe 60).
غَرَام : İnsanın başına gelen sıkıntı ve musibet: رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا : Onlar derler ki: Ey Rabbimiz, cehennem azabını bizden uzaklaştır, çünkü cehennemin azabı sürekli bir âfettir (25/Furkân 65). Bu âyet ifâdesi, şu sözden gelmektedir: هُوَ مُغْرَمٌ بِالنِّسَاءِ : O, kadınlara düşkündür; yani o, alacaklının borçluya yapıştığı gibi kadınlara yapışır. Hasan şöyle der: كُلُّ غَرِيمٍ مُفَارِقٌ غَرِيمَهُ إِلاَّ النَّارَ : Ateş hariç her alacaklı, borçlusundan ayrılır. Bazılarına göre ise anlamı şöyledir: مَشْغُوفًا بِإِهْلاَكِهِ : Azap onu helâk etmeye arzuludur.