Sözlük

غ ل ب (ĞLB)

G-l-b

غَلَبَة : Üstün gelmek. Bu kökten şöyle denir: غَلَبْتُهُ غَلْبًا وَغَلَبَةً وَغَلَبًا : Ona galip geldim/Onu yendim. أَنَا غَالِبٌ : Ben üstünüm. Allah buyurur ki: الم * غُلِبَتِ الرُّومُ * فِي أَدْنَى الْأَرْضِ وَهُمْ مِنْ بَعْدِ غَلَبِهِمْ سَيَغْلِبُونَ : Elif, lâm, mim * Rumlar yenildi * Yakın bir yerde. Ama onlar, bu yenilgilerinden sonra yeneceklerdir (30/Rûm 1-3); كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَلِيلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَثِيرَةً بِإِذْنِ اللَّهِ : Nice az sayıda bir birlik Allah’ın izniyle çok sayıdaki birliği yenmiştir (2/Bakara 249); يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ حَرِّضِ الْمُؤْمِنِينَ عَلَى الْقِتَالِ إِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ عِشْرُونَ صَابِرُونَ يَغْلِبُوا مِائَتَيْنِ : Ey peygamber, mü’minleri savaşa teşvik et. Eğer sizden yirmi sabırlı kişi olursa bunlar iki yüz kâfiri yenerler (8/Enfâl 65); وَإِنْ يَكُنْ مِنْكُمْ مِئَةٌ يَغْلِبُوا أَلْفًا مِنَ الَّذِينَ كَفَرُوا : Eğer sizden yüz kişi olsa, bunlar bin kâfiri yenerler (8/Enfâl 65); كَتَبَ اللَّهُ لَأَغْلِبَنَّ أَنَا وَرُسُلِي : Allah: Andolsun ki Ben ve Peygamberlerim elbette galip geleceğiz, diye yazmıştır (58/Mücâdele 21); لَا غَالِبَ لَكُمُ الْيَوْمَ مِنَ النَّاسِ : Bugün insanlardan sizi yenecek yoktur (8/Enfâl 48); وَجَاءَ السَّحَرَةُ فِرْعَوْنَ قَالُوا إِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ : Sihirbazlar Firavun’a geldi ve dediler ki: Eğer galibler biz olursak; bize bir mükâfat var, değil mi? (7/A’râf 113); إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ : Elbette bizler galip geleceğiz (26/Şu’arâ 44); فَغُلِبُوا هُنَالِكَ : Orada yenildiler (7/A’râf 119); أَفَهُمُ الْغَالِبُونَ : Üstün gelen onlar mıdır? (21/Enbiyâ 44); قُلْ لِلَّذِينَ كَفَرُوا سَتُغْلَبُونَ وَتُحْشَرُونَ إِلَى جَهَنَّمَ : İnkâr edenlere de ki; yakında mağlûp olacaksınız ve cehenneme sürüleceksiniz (3/Âl-i İmrân 12); ثُمَّ يُغْلَبُونَ : Sonra yenileceklerdir (8/Enfâl 36).

غَلَبَ عَلَيْهِ كَذَا : Falan şey onu ele geçirdi: غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا : Azgınlığımız bizi ele geçirdi (23/Mu’minun 106). Bazılarına göre غَلَبَ fiilinin asıl anlamı, birinin boynunun kaba tarafını tutup vurmaktır. أَغْلَب : Boynu kalın olan. رَجُلٌ أَغْلَبُ : Kalın boyunlu adam; اِمْرَأَةٌ غَلْبَاءُ : Kalın boyunlu kadın, denir. هَضْبَةٌ غَلْبَاءُ (Yüksek tepe), tıpkı هَضْبَةٌ عَنْقَاءُ وَرَقْبَاءُ gibidir. Yani, boynu büyük tepe/yüksek tepe. Çoğulu غُلْب şeklinde gelir. Allah buyurur ki: وَحَدَائِقَ غُلْبًا : İri ağaçlı bahçeler (80/Abese 30).

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →