غ ل ف (ĞLF)
G-l-f
وَقَالُوا قُلُوبُنَا غُلْفٌ : Dediler ki: Bizim kalplerimiz perdelidir (2/Bakara 88). Bazılarına göre غُلْف , Arapların şu sözlerinde olduğu gibi أَغْلَف kelimesinin çoğuludur: سَيْفٌ أَغْلَفُ : Yani kılıç kılıfın içindedir. Bu da şu âyetlerde anlatılan gibidir: وَقَالُوا قُلُوبُنَا فِي أَكِنَّةٍ مِمَّا تَدْعُونَا إِلَيْهِ : Dediler ki: Bizi çağırdığın şeye karşı kalplerimiz kapalıdır (41/Fussilet 5); لَقَدْ كُنْتَ فِي غَفْلَةٍ مِنْ هَذَا : Andolsun sen bundan gaflet içinde idin (50/Kâf 22). Bazılarına göre âyetin anlamı şudur: “Kalplerimiz ilim kabıdır.” Diğer bazılarına göre ise âyet; “Kalplerimiz örtülüdür.” anlamındadır.
غُلاَمٌ أَغْلَفُ sözü, “Sünnetsiz çocuk”tan kinâyedir. غُلْفَة , tıpkı قُلْفَة (sünnet derisi) gibidir. غَلَّفْتُ السَّيْفَ، وَالْقَارُورَةَ، وَالرَّحْلَ، وَالسَّرْجَ : Kılıç, şişe, palan ve eyer’e kılıf geçirdim. غَلَّفْتُ لِحْيَتَهُ بِالْحِنَاءِ : Onun sakalını kına ile boyadım. تَغَلَّفَ , tıpkı تَخَضَّبَ (boyandı) gibidir. Bazılarına göre, yukarıdaki âyette geçen غُلْفٌ kelimesi, غِلاَف ’in çoğuludur. Onun aslı lam’ın zammı ile كُتُب gibi غُلُف ’dır. Söz konusu âyet, bu şekilde de okunmuştur. Yani, kalplerimiz ilim kabıdır. Âyette sözü edilenler söyledikleriyle şuna dikkat çekiyorlar: “Senden öğrenmeye ihtiyacımız yoktur; bizdeki ilim bize yeter.”