Sözlük

غ ر ف (ĞRF)

G-r-f

غَرْف : Bir şeyi kaldırıp almaktır. غَرَفْتُ الْمَاءَ وَالْمَرَقَ : Su ve çorbayı aldım/avuçladım, denir. غُرْفَة : Avuçlanan şey. غَرْفَة (Bir kez avuçlamak), sayı ifâde eden mastardır. مِغْرَفَة : Kendisiyle alınan şey [ism-i âlet]. Allah buyurur ki: إِلَّا مَنِ اغْتَرَفَ غُرْفَةً بِيَدِهِ : Eliyle bir avuç avuçlayanlar hariç (2/Bakara 249). Bu anlamdan istiâre yoluyla şöyle denir: غَرَفْتُ عَرْفَ الْفَرَسِ : At yelesini kestim. غَرَفْتُ الشَّجَرَةَ : Ağacı kestim. اَلْغَرَفُ : Bilinen bir ağaçtır. غَرِفَتِ اْلإِبِلُ : Deve, ğaref ağacını yemekten rahatsız oldu.

غُرْفَة : Binanın bir odası. Cennetteki makamlara da غُرَف denir: أُولَئِكَ يُجْزَوْنَ الْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا : Onlara, sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamı verilecek (25/Furkân 75); وَالَّذِينَ آَمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ مِنَ الْجَنَّةِ غُرَفًا تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ : İman edip iyi işler yapmış olanları elbette onları cennetin altlarından ırmaklar akan yüksek makamlara yerleştireceğiz (29/Ankebût 58); وَهُمْ فِي الْغُرُفَاتِ آَمِنُونَ : Onlar, yüksek derecelerde güven içindedirler (34/Sebe’ 37).

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →