Sözlük

ك ر ب (KRB)

K-r-b

Aşırı, şiddetli üzüntü, tasa, keder anlamına gelen كَرْب sözcüğü, Kur’ân-ı Kerim’de de bu anlamda kullanılmıştır. Allah buyurur ki: فَنَجَّيْنَاهُ وَأَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظِيمِ Biz de, kendisini ve ailesini o şiddetli üzüntüden kurtardık (21/Enbiyâ 76).

Acı, ıstırap, tasa, endişe, zorluk anlamlarına gelen كُرْبَة kelimesi ise, tıpkı onun gibi üzüntü, keder, tasa manasına gelen غُمَّة sözcüğü gibidir. Bunun aslı da kazmak suretiyle altını üstüne getirmek demek olan كَرْبُ اْلأَرْضِ deyiminden alınmıştır. Çünkü, üzüntü, keder demek olan غَمُّ insanın içini, toprağın bu şekilde altının üstüne getirilmesi gibi, alt üst eder. Bir atasözünde: اَلْكِرَابُ عَلَى اْلبَقَرِ denmiştir ki, [çift sürerken] yerin altını üstüne getirmek sığırın üzerindedir, anlamına gelir. Doğal olarak bu sözün, sığırla köpekleri avladık –yani, bu işi ve onu yapmayı bırak!- demek olan اَلْكِلاَبُ عَلَى اْلبَقَرِ sözüyle bir ilgisi yoktur.

كَرْبُ kelimesinin, güneş batmaya yüz tuttu demek olan كَرَبَتِ الشَّمْسُ sözünden alınmış olması da mümkündür. إِنَاءٌ كَرْبَانُ ifâdesi ise, yakın bir kap demektir. Bu sözde كَرْبَان sözcüğü, yakındır anlamına gelen قَرْبَان manasında kullanılmıştır. Bu, ya doluya yakındır yada kovanın ipinde bulunan büyük düğüm anlamına كَرَب doludur manasına gelir. Bu anlamda أَكْرَبْتُ الدَّلْوَ denir ki, kovanın ipine büyük bir düğüm atarak bağladım, demektir.

Bazen, üzüntü, keder manasını taşıyan غَمُّ de insanın kalbi üzerindeki bir ukde/kördüğüm olarak nitelendirilir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →