ك ث ر (KS̃R)
K-s-r
Yine buyurur ki: ِ كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَلِيلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَثِيرَةً بِإِذْنِ اللَّهِ Nice az topluluklar, Allah’ın izniyle nice çok topluluklara galip gelmişlerdir (2/Bakara 249); وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَثِيرًا وَنِسَاءً ikisinden pek çok erkekler ve kadınlar üreten (4/Nisâ 1); وَدَّ كَثِيرٌ مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ Ehl-i kitaptan pek çoğu arzu etmektedir ki (2/Bakara 109).
Bu konuda misal olabilecek pek çok âyet bardır.
مُتَّكِئِينَ فِيهَا يَدْعُونَ فِيهَا بِفَاكِهَةٍ كَثِيرَةٍ وَشَرَابٍ İçlerine kurularak orada pek çok yemişle, bambaşka bir içki isteyeceklerdir (38/Sâd 51) âyetinde sözü edilen çokluk, dünya yiyecekleri ölçü alınarak söylenmiştir. Burada çokluk sadece sayıya mahsus değil, aynı zamanda üstünlük derecesine de işaret etmektedir.
Sayının çokluğunu ifâde etmek için, عَدَدٌ كَثِيرٌ عَدَدٌ كُثَارٌ عَدَدٌ كَاثِرٌ ifâdelerinden biri kullanılmaktadır. رَجُلٌ كَاثِرٌ cümlesi ise, serveti çok olan adam, demektir.
Şair şöyle der:
وَلَسْتُ بِاْلأَكْثَرِ مِنْهُمْ حَصًا وَإِنَّمَا الْعِزَّةُ لِلْكَاثِرِ -382
382- Benim taşlarım onlarınkinden çok değildir;
İzzet, insanın ellerindekini çok görmesidir.
مُكَاثَرَة ve تَكَاثُر kelimeleri ise, malın ve kuvvetin getirdiği çokluk duygusuyla karşılıklı yarışma içine girmektir. Allah buyurur ki: أَلْهَاكُمُ التَّكَاثُرُ Çoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı (102/Tekâsür 1); إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ Muhakkak biz sana Kevser’i verdik (108/Kevser 1).
Yine bu kökten gelen فُلاَنٌ مَكْثُورٌ deyimi, çoklukta yenilgiye uğrayan kişi, demektir.
Bunun yanında çok konuşmak insana konuşkan, çok konuşan, geveze anlamlarına gelen مِكْثَار vasfının yakıştırılmasına yol açar.
كَثَرise, çok sayıdaki çakıl taşları manasına gelir. Bunu كَثْر şeklinde aktaranlar da vardır. Rivâyette: لاَ قَطْعَ فِي ثَمَرٍ وَلاَ كَثَرٍ Meyve veya hurma filizinin (çalınması durumunda) el kesilmez, denmiştir.
Yüce Allah’ın: إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ Biz, sana Kevser’i verdik (108/Kevser 1) sözünde geçen الكوثر ise, deniyor ki: Cennette tüm ırmakların kendisinden beslendiği bir nehirdir. Kimileri ise: Yüce Allah’ın Hz. Peygambere (sas) vermiş olduğu büyük hayırdır (iyiliktir), derler.
Bazen cömert adama da كَوْثَر adı verilmektedir. Buna bağlı olarak: تَكَوْثَرَ الشَّيْءُ
Denmektedir ki, bir şeyin sonsuz bir şekilde çoğaldığını ifâde etmektedir.
Şair de şöyle der:
وَقَدْ ثَارَ نَقْعُ الْمَوْتِ حَتَّى تَكَوْثَرَا -383
383- Ölüm şerbeti, sonsuza uzanırcasına coştu.