ج ن ح (CNḪ)
C-n-h
Yüce Allah’ın: وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ onlara alçak gönüllülük kanatlarını indir (17/İsrâ 24) sözünde geçen جَنَاح kelimesi ise, bir istiâredir. Bunun nedeni ise, ذُلّ kelimesinin iki tür olmasındandır; biri insanı alçaltırken, diğeri onu yükseltmektedir. –Burada kastedilen onun yükseltenidir; alçaltanı değil. - Bu anlamındaki ذُلّ kelimesi için جَنَاح kelimesi istiâre olarak kullanılmıştır. Sanki: Seni Yüce Allah katında yücelten ذُلّ ’ü, rahmeti kazanmak veya o ikisine merhamet göstererek kullan, denmek istenmiştir. وَاضْمُمْ إِلَيْكَ جَنَاحَكَ مِنَ الرَّهْبِ Korkudan açılan kolunu kendine çek (28/Kasas 32).
وَجَنَحَتِ العِيرُ فِي سَيْرِهَا deyimi, kervanın yürüyüşte hızlanması, âdeta kanattan yardım alması demektir. جَنَحَ الَّلَيْلُ gece karanlığının çökmesi anlamına işaret eder. جِنْح ise, gecenin karanlık olan herhangi bir kısmıdır. Allah buyurur ki: وَإِنْ جَنَحُوا لِلسَّلْمِ فَاجْنَحْ لَهَا Eğer onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona yanaş (8/Enfâl 61); yani: meylederlerse.
Bu, جَنَحَتِ السَّفِينَةُ deyiminden alınmıştır ki, geminin bir tarafı üzerine yatması anlamına gelir. İnsanı haktan başka tarafa meylettiren her günâha da, herhangi bir günâha da جُنَاح adı verilmiştir. Allah buyurur ki: لاَ جُنَاحَ عَلَيْكُمْ Sizin için bir sakınca yoktur (2/Bakara 236) âyetinde ve diğer yerlerde جَوَانِحُ الصَّدْرِ bu manada kullanılmıştır. Bunlar da, başları göğsün ortasına bağlı olan kaburgalardır ki, tekili, جَاِنحَة ’dır. Bunun nedeni ise, onlardaki eğriliktir.