ج ز ا (CZÊ)
Bir şeyin جُزْءُ bütününü tamamlayan parçalardan her biridir. Geminin parçaları, evin bölümleri, hesapta toplamın bölümleri gibi. Allah buyurur ki: ثُمَّ اجْعَلْ عَلَى كُلِّ جَبَلٍ مِنْهُنَّ جُزْءاً Sonra her dağın başına onlardan bir parça koy (2/Bakara 260); لِكُلِّ بَابٍ منْهُمْ جُزْءٌ مقْسُومٌ Her kapı için onlardan belirlenmiş bir kısım vardır (15/Hicr 44) yani bir pay. Bu da bir şeyin bir parçasıdır. Allah buyurur ki: وَجَعَلُوا لَهُ مِنْ عِبَادِهِ جُزْءاً Ona Allah’ın kullarından bir parça tahsis ettiler (43/Zuhruf 15).
Bunun kadınlar anlamına geldiği de söylenmiştir. أَجْزَأَتِ الْمَرْأَةُ deyimi kadın bir kız çocuk doğurdu anlamına geldiğinden burada delil olarak kullanılmıştır. جَزَأَ اْلإِبِلُ مَجْزَءًا ifâdesi devenin su içinde yerine yeşilliği yemekle yetinmesidir. Buradan اَللَّحْمُ السَّمِينُ أجْزَأُ مِنَ اْلمَهْزُولِ semiz et zayıf etten daha iyidir, denmiştir. جُزْأَةُ السِّكِّينِ ise, bıçağın kabzasında kalan demir kısmıdır. Burasının da onun bir parçası olduğu düşünüldüğünden böyle denmiştir.