ج ن ب (CNB)
C-n-b
جَنْب kelimesi, istiâre yoluyla, diğer organlar istiâre yoluyla kullanıldığı gibi, yakın olan taraf için kullanılır. Sağ ve sol gibi. Şair şöyle der:
100- مِنْ عَنْ يَمِينِي مَرَّةً وَأمَامِي
100- Sağımdan ve solumdan bana saldırdılar.
جَنْب Bu kelime duvarın yanı ve tarafı söylenirken de kullanılır. Allah buyurur ki: وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ yanda olan komşuya (4/Nisâ 36); yani: Yakın olan komşu. Bu, kadın (eş) olup kinâye yoluyla ifâde edilmiştir diyenler de vardır. Yolculuktaki arkadaş için de جَنْب denmektedir. Allah buyurur ki: يَا حَسْرَتَى علَى مَا فَرَّطْتُ فِي جَنْبِ اللَّهِ Allah’a karşı aşırı gitmemden dolayı bana yazıklar olsun! (39/Zümer 56); yani: O’nun emrinde, bizim için belirlediği sınırında [kaldığım için].
Yanını kaldırmak, yürüyüp gitmek de جَنْبَيْهِ وَجَنْبَتَيْهِ، وَجَنَابَيْهِ وَجَنَابَتَيْهِ şeklinde ifâde edilir. أصَبْتُ جَنْبَهُ ise, yanından vurdum demektir. Bu tıpkı, أصَبْتُ جَنْبَهُ yan tarafına isabet ettim; كَبَدْتُهُ yüreğinden vurdum ve فَأَدْتُهُ kalbinden vurdum fiilleri gibidir. شَكَا جَنْبُهُ ise, yan tarafı ağrımak/yanından şikâyetçi olmak demektir. Bu da, كُبِدَ yüreği ağrıdı ve فُئِدَ ciğeri ağrıdı demek gibidir. مِنَ اْلجَنْبِ kelimesinden türetilen fiil ise iki şekilde kullanılır:
Birisi: Yanı üzerine gitmektir.
İkincisi: Ona doğru gitmektir.
Birincisi: Yanı üzerine gitmek ve bir şeye doğru gitmek ifâdeleri gibi. Allah buyurur ki: وَالْجَارِ الْجُنُبِ ve kenar komşulara.. (4/Nisâ 36); yani: Uzak.
Şair şöyle der:
فَلاَ تَحْرُمِنِّي نَائِلاً عَنْ جَنَابَةٍ
101- Beni yan taraftan gelecek yardımdan mahrum etme.
Yani: Uzaktan. رَجُلٌ جَنَبٌ وَجَانِبٌ ifâdesi ise, uzak kişi demektir. Allah buyurur ki: إِنْ تَجْتَنِبُوا كَبَآئِرَ مَا تُنْهَوْنَ عَنْهُ Eğer size yasaklanan büyük günâhlardan kaçınırsanız, (4/Nisâ 31); وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِ ve yalan sözden kaçınınız (22/Hac 30); اجْتَنَبُوا الطَّاغُوتَ Tağuta kulluk etmekten kaçınan (39/Zümer 17); bu ifâde onları terk etmeyi anlatmaktadır. فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ Ondan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz (5/Mâide 90). Böyle denmesi, onu terk ediniz demekten daha etkilidir. جُنِبَ بَنُو فُلاَنٍ deyimi, develerinde süt kalmamış topluluğu anlatır.
جُنِبَ فُلاَنٌ خَيْرًا ve وَجُنِبَ شَرًّا deyimleri de, iyilikten veya kötülükten uzaklaştırılmayı ifâde eder. Yüce Allah ateş/cehennem hakkında buyurur: وَسَيُجَنَّبُهَا اْلأَتْقَى الَّذِي يُؤْتِي مَالَهُ يَتَزَكَّى En çok korkan ondan uzak tutulur; O ki malını Allah rızası için vererek arınır, yücelir (92/Leyl 17-18). Bunun nedeni ise, bu fiilin mutlak anlamda kullanılarak جُنِبَ فُلاَنٌ dendiğinde iyilikten uzaklaştırılmak anlamı taşımasındandır. Bu da, hayır için yapılan duada kullanılır. Bu bağlamda Allah buyurur ki: وَاجْنُبْنِي وَبَنِيَّ أَنْ نَعْبُدَ اْلأَصْنَامَ Beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan uzak tut (14/İbrâhîm 35).
Burada geçen ifâde, جَنَبْتُهُ uzaklaştırdım deyiminden alınmıştır. Bunun جَنَبْتُ اْلفَرَسَ atı sürdüm, deyiminden alındığı da söylenmiştir. Buna göre, Hz. İbrahim, Yüce Allah’tan, lütufları ve gizli sebepler ile, kendini şirkin yanından uzaklaştırmasını dilemiştir.
تَجْنِيب ise, iki ayağın birbirinden uzak hâlde durmasıdır. Bu, doğuştan iki ayaktan birinin diğerinden uzak hâlde olmasıdır.
Allah buyurur ki: وَإِنْ كُنْتُمْ جُنُباً فَاطَّهَّرُوا ve eğer cünup iseniz temizlenin (5/Mâide 6); yani: Eğer cünüp olursanız. Bu da, ya erlik suyunun gelmesi ya da ilgili organın sünnet yerine kadar malum yere girmesi ile olur. جَنُبَ وَأجْنَبَ وَاجْتَنَبَ وَتَجَنَّبَ fiilleri bu anlamı ifâde ederler. Buna جَنَابَة (cenâbet) denmesinin nedeni, bu hâlin şeriatın hükmüne göre kişinin namazdan sakınıp uzaklaşmasını [ تَجَنَّبَ ] gerektirmesidir.
جَنُوب ise, Ka’be tarafından gelmek manasında ve oradan başka yere gitmek anlamında kullanılması doğrudur; çünkü: Bu kelime her iki anlama da gelmektedir. Aynı جَانِب kökünden جَنَبَتِ الرِّيحُ deyimi türetilmiştir ki, güneyden esen rüzgâr demektir. فَأجْنَبْنَا içine girmek, جُنِبْنَا ise, bize başımıza geldi; سَحَابَةٌ مَجْنُوبَةُ de üzerimize gelen bulut anlamına gelir.