ج د ل (CD̃L)
C-d-l
جِدَال de bu köktendir; sanki, tartışanların her biri, diğerinin görüşünü ilmek ilmek çözmek istemektedir. جِدَال ’ın aslı, boğuşmak ve kişinin rakibini sert yer demek olan cedâleye düşürmesidir, de denmiştir.
Allah buyurur ki: وَجَادِلْهُم بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ Onlarla üslupların en güzeli ile tartış (16/Nahl 125); اَلَّذِينَ يُجَادِلُونَ فِي آيَاتِ اللَّهِ Onlar, Allah’ın âyetleri hakkında tartışırlar (40/Mü’min 35); وَإِنْ جَادَلُوكَ فَقُلِ اللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ Eğer onlar seninle tartışırlarsa, de ki: Allah, yaptıklarınızı çok iyi bilir (22/Hac 68); قَدْ جَادَلْتَنَا فَأَكْثَرْتَ جِدَالَنَا Bizimle tartıştın, üstelik bu tartışmayı çok uzattın (11/Hûd 32); âyetteki جِدَالَنَا kelimesi جَادَلَنَا şeklinde de okunmuştur.
مَا ضَرَبُوهُ لَكَ إِلاَّ جَدَلاً Bunu sana ancak tartışmak için söylediler (43/Zuhruf 58); وَكَانَ اْلإِنْسَانُ أَكْثَرَ شَيْءٍ جَدَلاً Nevar ki, insan, tartışmaya son derece düşkün bir varlıktır (18/Kehf 54); وَهُمْ يُجَادِلُونَ فِي اللّهِ Yine buyurur ki: Onlar Allah hakkında tartışıyorlar (13/Ra’d 13); يُجَادِلُنَا فِي قَوْمِ لُوطٍ Lût kavmi hakkında tartışmaya girişti (11/Hûd 74); وَجَادَلُوا بِالْبَاطِلِ Haksız olarak mücadeleye girmişlerdi (40/Mü’min 5); وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ İnsanlardan bazıları Allah hakkında bir bilgisi olmadığı hâlde tartışır (22/Hac 3); وَلاَ جِدَالَ فِي الْحَجِّ Haccda tartışma yoktur (2/Bakara 197); يَا نُوحُ قَدْ جَادَلْتَنَا Ey Nuh! Bizimle tartıştın (11/Hûd 32).