ا ل ل (ÊLL)
الإِلّ : Kelimesi, yemin sözleşmesinden ve akrabalıktan meydana gelen her türlü bağlılık durumuna denir. تَئِلُّ apaçık ortada olup parladığı için inkârı mümkün olmayan şey anlamına gelir. Allah buyurur ki: لاَ يَرْقُبُونَ فِي مُؤْمِنٍ إِلاَّ وَلاَ ذِمَّةً Bir mü’min hakkında ne akrabalık/yakınlık ne de sözleşme/antlaşma tanırlar (9/Tevbe 10).
أَلَّ الفَرَس At hızlandı manasına gelir ki, doğrusu, parladı demektir. Bu, بَرِقَ وَطَارَ şimşek gibi geçti ve uçtu gitti fiillerinde olduğu gibi, hızlı gitmek konusunda bir istiâredir. الأَلَّة parlak hançerdir.
أَلَّ بِهَا ise, vurmak veya dövmek anlamına geldi. إِلٌ ve إِيلٌ Yüce Allah’ın birer ismidir de denmiştir, ama bu doğru değildir. أُذُنٌ مُؤَلَّلَة duymak veya dinlemek için kabartılmış kulaklar demektir. أَلاَن kelimesi, keskin bıçağın her iki yanına işaret eder.