ا ذ ي (ÊZ̃Y)
أَذَى kelimesi, canlı varlıklara dokunan zararı anlatır. Bu, canlının bedenine ya da ruhuna yönelik olabilir; ya da yapılan işin dünyevî yahut uhrevî sonuçlarından kaynaklanabilir. Allah buyurur ki: لاَ تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُم بِالْمَنِّ وَالأذَى Sadakalarınızı başa kakma ve eziyetle boşa çıkarmayın (2/Bakara 264); فَآذُوهُمَا Her iki tarafa da eziyet ediniz (4/Nisâ 16) âyetindeki eziyet ise, dövmeye işarettir. Tevbe suresindeki: وَمِنْهُمُ الَّذِينَ يُؤْذُونَ النَّبِيَّ وَيَقُولُونَ هُوَ أُذُنٌ Onlardan kimileri peygambere eziyet ediyor ve o bir kulaktır diyorlar (9/Tevbe 61) âyeti de bunun gibidir.
وَالَّذِينَ يُؤْذُونَ رَسُولَ اللّهِ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ Allah’ın Resûlüne eziyet edenlere dayanılmaz bir azap vardır (9/Tevbe 61); لاَ تَكُونُوا كَالَّذِينَ آذَوْا مُوسَى Musa’ya eziyet edenler gibi olmayınız (33/Ahzâb 69); وَأُوذُوا حَتَّى أَتَاهُمْ نَصْرُنَا Bizim yardımımız gelene kadar eziyet görenler (6/En’âm 34); لِمَ تُؤْذُونَنِي neden bana eziyet ediyorsunuz (61/Saff 5). وَيَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى Sana ay hâlini soruyorlar de ki: O bir eziyettir (2/Bakara 222). Bu hâlin eziyet diye adlandırılması hem şerîatın ölçüleri hem de tıbbın kriterleriyle doğrudur. Bu işin uzmanlarının tespitlerine göre, bu hâl gerçekten bir eziyettir.
آذَيْتُهُ veya أَذَيْتُهُ إيذَاءًا ve أَذِيَّةً ve أَذًى kelimeleri birbirine yakın anlamlar taşımaktadır ki, hepsi de eziyet etmek manasına gelir.
أَذِيٌّ ise, denizin üzerinde olanları rahatsız eden dalga, demektir.