ا س س (ÊSS)
أَسَّسَ بُنْيَانَهُ deyimi, binası için bir temel attı demektir. Bu anlamı veren أُسٌّ ve أَسَاسٌ kelimesi, binanın üzerinde yapıldığı kaidedir. أُسّ ’ün çoğulu, إِسَاس şeklinde gelir. Bu kelimenin de çoğulu ise أُسُس kelimesidir. كَانَ ذَلِكَ عَلَى أُسِّ الدَّهْرِ denir ki, bu tıpkı, علَى وَجْهِ الٍّدهْرِ bu, zamanın başlangıcından beri böyledir gibi bir mana taşımaktadır.
[Râğıb’ın izlediği telif metoduna göre burada şu iki âyet misal olarak verilmeliydi: لَا تَقُمْ فِيهِ أَبَدًا لَمَسْجِدٌ أُسِّسَ عَلَى التَّقْوَى مِنْ أَوَّلِ يَوْمٍ أَحَقُّ أَنْ تَقُومَ فِيهِ فِيهِ رِجَالٌ يُحِبُّونَ أَنْ يَتَطَهَّرُوا وَاللَّهُ يُحِبُّ الْمُطَّهِّرِينَ أَفَمَنْ أَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلَى تَقْوَى مِنَ اللَّهِ وَرِضْوَانٍ خَيْرٌ أَمْ مَنْ أَسَّسَ بُنْيَانَهُ عَلَى شَفَا جُرُفٍ هَارٍ فَانْهَارَ بِهِ فِي نَارِ جَهَنَّمَ “Sen bunun (böyle bir mescidin) içinde hiçbir zaman durma. Daha ilk gününden takva temeli üzerine kurulan mescid, senin bunda (namaza ve diğer işlere) durmana daha uygundur. Onda, arınmayı içten arzulayan adamlar vardır. Allah arınanları sever. Binasının temelini, Allah korkusu ve hoşnutluğu üzerine kuran kimse mi hayırlıdır, yoksa binasının temelini göçecek bir yarın kenarında kurup onunla birlikte kendisi de cehennem ateşi içine yuvarlanan kimse mi?” (9/Tevbe 108-109). Belki müellif misal verdiği halde, müstensihler çoğaltırken onu sehven kaydetmediler. Zira müellifin bu âyetleri görmemiş olmasını düşünmek daha garip gelmektedir. -Mütercimler-].