Sözlük

ا ح د (ÊḪD̃)

أحَد kelimesi iki şekilde kullanılır.
Birincisi, yalnız olumsuzluk için kullanılır.
İkincisi ise, olumlu anlamı ifâde etmek için kullanılır.
Olumsuzluğa mahsus olan ehad, konuşanların cinsini kuşatmasından ve toplanma ve ayrılma yoluyla azı da çoğu da içine alması özelliklerine sahiptir. Sözgelimi, مَا فِي الدَّارِ أَحَدٌ evde kimse yoktur, cümlesi, evde ne bir ne iki ne de daha fazla kimsenin ne toplanmış hâlde ne de dağınık hâlde bulunduğunu ifâde eder. Bunun için olumlu cümlelerde kullanılması doğru değildir; çünkü: İki zıt şeyin olumsuzlamak doğrudur, fakat, ikisini doğrulamak doğru olmaz. Eğer فِي الدَّارِ واحِدٌ evde biri var denecek olsa, bu, evde tek başına bir kişinin olduğunu ispat ettiği gibi, birden fazla kişinin de toplu hâlde ya da dağınık biçimde varlığının kabul edildiğini ifâde eder. Bunun mümkün olmadığı açıktır. Bu ifâde birden fazla kişiyi kapsadığından مَا مِنْ أَحَدٍ فَاضِلِينَ fazıl olmayan kimse yoktur denmesi doğrudur. Tıpkı şu âyet gibi: فَمَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَاجِزِينَ Sizden hiçbir kimse ona mani de olamazdı (69/Hakka 47).
Olumluda kullanılanı ise, üç şekilde gelebilir:
Birincisi: Onluk sayılara eklenmiş olan أحَدٌ [bir] sayısıdır. أحَدَ عَشَرَ (On bir) ve وَاحِدٌ وَعِشْرُونَ (yirmi bir) sayılarındaki bir gibi.
İkincisi: أحَدٌ Bir kelimesinin isim tamlamasında tamlayan veya tamlanan olarak birincisi anlamında kullanılmasıdır. أَمَّا أَحَدُكُمَا فَيَسْقِي رَبَّهُ خَمْراً Sizin birinciniz, efendisine sakilik yapacak/şarap içirecek (12/Yûsuf 41) âyetindeki gibi. يَوْمُ اْلأَحَد Birinci gün/Pazar, يَوْمُ اْلاِثْنَيْنِ İkinci gün/Pazartesi, ifâdeleri de bunun gibidir.
Üçüncüsü: أَحَدٌ kelimesinin mutlak bir vasıf olarak kullanılmasıdır. Bu da ancak Yüce Allah’ın vasfı olarak, şu âyette olduğu gibi, kullanılabilir: قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ De ki: O, Allah birdir (112/İhlâs 1). Bu أَحَدٌ ’ın aslı, وَحَدٌ ’dır. Fakat, vahad, Allah dışındaki varlıklar için kullanılır. Nâbiğa’nın şu beytinde görüldüğü gibi:
10- كَأَنَّ رَحْلِي وَقَدْ زَالَ النَّهَارُ بِنَا
بِذِي اْلجَلِيلِ عَلَى مُسْتَأْنِسٍ وَحَد
10- Sanki bineğim, zaman bizi bitirdikten sonra
Kadri Yüce vahad/biricik dosta götürdü
.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →