ه ن ا (HNÊ)
İnsanın kendisinden herhangi bir sıkıntı duymadığı, peşinden hiçbir rahatsızlık gelmeyen, insana iyi gelen şeye هَنِيء demektedir. Bunun asıl anlamı yemekte afiyet manasında kullanılmasıdır. Bu anlamda هَنِئَ الطَّعَامُ فَهُوَ هَنِيءٌ denir; yani: Yemek iyi geldi, afiyet oldu. Allah buyurur ki: فَكُلُوهُ هَنِيئًا مَرِيئًا onu afiyetle gönül huzuruyla yiyin (4/Nisâ 4); كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا بِمَا أَسْلَفْتُمْ فِي اْلأَيَّامِ الْخَالِيَةِ Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yeyin, için (69/Hâkka 24); كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için (77/Mürselat 43).
هِنَاء ise, bir çeşit katrandır. Bu anlamda هَنَأْتُ اْلإِبِلَ فَهِيَ مَهْنُوءَةٌ develerin yarasına katran sürdüm, onlar katranlanmış develerdir, denir.