Sözlük

ه ز ا (HZÊ)

هُزْء : Kelimesi, hafif yollu dokunma ve alaya alma demektir. Kimi zaman alaya almak anlamına gelen bazı tutumlar da bu kelimeyle dile getirilmektedir.
Yüce Allah da onu bazen alaya almak anlamında kullanmıştır: وَإِذَا نَادَيْتُمْ إِلَى الصَّلاَةِ اتَّخَذُوهَا هُزُوًا وَلَعِبًا Namaza çağırdığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar; (5/Mâide 58); وَإِذَا عَلِمَ مِنْ آَيَاتِنَا شَيْئًا اتَّخَذَهَا هُزُوًا Âyetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, onu alaya alıyor. (45/Câsiye 9); وَإِذَا رَأَوْكَ إِنْ يَتَّخِذُونَكَ إِلاَّ هُزُوًا أَهَذَا الَّذِي بَعَثَ اللَّهُ رَسُولاً Seni gördükleri zaman: Bu mu Allah’ın Peygamber olarak gönderdiği? diye seni hep alaya alıyorlar (25/Furkân 41).
Yine Allah şöyle buyurur: وَإِذَا رَآَكَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ يَتَّخِذُونَكَ إِلاَّ هُزُوًا O inkârcılar seni gördükleri zaman, seni alaya alıyorlar (21/Enbiyâ 36); أَتَتَّخِذُنَا هُزُوًا yahu sen bizimle alay mı ediyorsun?, (2/Bakara 67).
Allah buyurur ki: وَلاَ تَتَّخِذُوا آَيَاتِ اللَّهِ هُزُوًا Sakın Allah’ın âyetlerini alay konusu edinmeyin, (2/Bakara 231). Burada Yüce Allah onları sert biçimde azarlamakta ve onların bu yaptıklarının çok çirkin olduğuna dikkat çekmektedir. Çünkü onlar ilim sahibi oldukları ve onun gerçek olduklarını bildikleri hâlde kendisiyle eğlenmişler ve onu hafife almışlardır. Bu anlama gelen fiil هَزِئْتُ بِهِ ve اِسْتَهْزَأْتُ şekillerinde kullanılır.
اِسْتِهْزَاء : Alaya almaya çalışmaktır. Onu alışkanlık hâline getirmektir. Bazen bizzat alaya almak anlamında da kullanılır. Bu tıpkı اِسْتِجَابَة kelimesinin bazen cevap almaya çalışmak anlamında kullanıldığı gibidir. Halbuki bu kendi başına cevap vermek anlamında kullanılır.
Allah buyurur ki: قُلْ أَبِاللَّهِ وَآَيَاتِهِ وَرَسُولِهِ كُنْتُمْ تَسْتَهْزِئُونَ De ki: Allah ile, âyetleri ile ve peygamberi ile mi alay ediyorsunuz? (9/Tevbe 65); وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ …, o alay ettikleri şey kendilerini kuşatmış olacaktır (11/Hûd 8); وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ رَسُولٍ إِلاَّ كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ Onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmiş olmasınlar (15/Hicr 11).
Yine buyurur ki: وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِي الْكِتَابِ أَنْ إِذَا سَمِعْتُمْ آَيَاتِ اللَّهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَأُ بِهَا Allah size Kitab (Kur’ân)da: Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, (4/Nisâ 140); وَلَقَدِ اسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِنْ قَبْلِكَ فَحَاقَ بِالَّذِينَ سَخِرُوا مِنْهُمْ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ Senden önce de peygamberlerle alay edilmişti. Fakat onlardan alay edenleri, alay ettikleri şey kuşatıverdi (6/En’âm 10).
Yüce Allah için kullanılan اِسْتِهْزَاء kelimesi gerçek anlamıyla kullanılamaz. Tıpkı Yüce Allah için لَهْو ve لَعْب oyun ve eğlence ifâdelerinin kullanılamayacağı gibi.
Allah buyurur ki: اَللَّهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ Allah, onlarla alay eder ve onların başıboş olarak bu azgınlıklarında devam etmelerine destek verir (2/Bakara 15). Yani onlara alaya almanın cezasını verir. Bunun anlamı da: Cenabı Allah onlara bir süre mühlet verir, sonra onları aniden kıskıvrak yakalar. İşte Cenab-ı Allah’ın onlara tanımış olduğu bu süre اِسْتِهْزَاء diye adlandırılmıştır. Zira onlar bu verilen süreye aldanmışlar, tıpkı daha önce alaya almakla aldandıkları gibi. Bu da, onların farkında olmadan kuşatılmaları ve aniden baskına uğramaları anlamına gelmektedir.
Ya da onlar çokça alaya aldıkları için bu onların en belirgin nitelikleri olmuştur. Böylece Cenabı Allah’ın onlara karşı aldığı önlem de onlarla alay ediyormuş gibi algılanmıştır. Nasıl ki şöyle denmiştir: Bir kişi seni aldatmaya çalışır, sen de onun farkında olur da, bunu ona hissettirmeden hilesine karşı önlem alırsan, onu aldatmış olursun.
Rivâyete göre Allah’ı ve dinini dünyada alaya alanlara kıyamette cennetin bir kapısı açılacak, onlar da ona doğru koşacaklar. Oraya vardıklarında ise kapı birden yüzlerine kapanacak. İşte Yüce Allah’ın şu âyette bahsettiği de budur: فَالْيَوْمَ الَّذِينَ آَمَنُوا مِنَ الْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ İşte bugünde inananlar kâfirlere gülecek (83/Mutaffifîn 34).
Yine bu anlamda olan âyetlerden biri de şudur: فَيَسْخَرُونَ مِنْهُمْ سَخِرَ اللَّهُ مِنْهُمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلِيمٌ ı …, onlarla alay edeceklerdir. Allah da, onları maskaraya çevirecektir (9/Tevbe 79).

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →