ط و د (ŦWD̃)
T-v-d
فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ : Musa’ya vahyettik ki: Asanı denize vur. O, hemen yarıldı ve her parçası büyük bir tavd/dağ gibi oldu (26/Şu’arâ 63). طَوْد : Büyük dağ. Tavdın/Dağın büyüklükle nitelendirilmesi, onun diğer dağlar arasında değil, tavdlar (büyük dağlar) arasında büyük olmasından dolaydır.