ط ف ل (ŦFL)
T-f-l
Bu kelime bazen أَطْفَال formunda çoğul olur: وَإِذَا بَلَغَ الْأَطْفَالُ مِنْكُمُ الْحُلُمَ : Çocuklarınız ergenlik çağına girdiklerinde (24/Nûr 59). Bu kelimenin yumuşaklık anlamı nokta-i nazarından şöyle denir: اِمْرَأَةٌ طَفْلَةٌ : Yumuşak/Narin kadın. وَقَدْ طَفِلَتْ طُفُولَةً وَطَفَالَةً : Yumuşak/Narin oldu. مُطْفَل : Yavrusu beraberinde olan geyik. Güneşin doğmaya yönelip henüz ışınları yere vurmadığı zaman طَفَلَتِ الشَّمْسُ denir. Şair de şöyle der:
وَعَلَى اْلأَرْضِ غَيَايَاتُ الطَّفَلْ -301
301- Tafal’ın [Güneşin doğduğu anın] gölgesi yeryüzünde iken.
طَفَّلَ : Davet edilmediği yemeğe geldi. Kimisi bu sözün, طَفَلَ النَّهَارُ /gün doğdu, sözünden geldiğini söylemektedir. Bu da kişinin o vakitte yemeğe gelmesidir. Kimisi de طَفَّلَ sözünün; Tufayl el-Arâis adlı kişinin yaptığını yapmak anlamında olduğunu söyler. Bu kişi, ziyâfetlerde bulunmakla ünlenen طُفَيْل adında bir adamdı.