ط ب ق (ŦBG)
T-b-k
إِذَا لاَوَذَ الظِّلَّ الْقَصِيرَ بِخُفِّهِ *** وَكَانَ طِبَاقَ الْخُفِّ أَوْ قَلَّ زَائِدًا -297
297- Ayağıyla kısa gölgeye sığındığında;
Ayağa denk veya ondan biraz fazla idi.
Sonra طِبَاق kelimesi, bazen üst üste konulan şey; bazen de başaksına uygun olan şey için kullanılır oldu; tıpkı iki anlam için konulan, sonra da onlardan sadece biri ile ilgili kullanılan diğer kelimeler gibi. Örneğin; كَأْس /kadeh, رَاوِيَة /tulum ve benzerleri. Allah buyurur ki: الَّذِي خَلَقَ سَبْعَ سَمَوَاتٍ طِبَاقًا : O’dur ki, yedi göğü tabaka tabaka olarak yarattı (67/Mülk 3); yani birbiri üzerine yarattı.
لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَنْ طَبَقٍ : Siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz (84/İnşikak 19); yani insan bir durumdan başka bir duruma geçiş yapar. Bu âyet, insanın dünyada katettiği değişik aşamalara işaret etmektedir; tıpkı şu âyet gibi: وَمِنْ آَيَاتِهِ أَنْ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ إِذَا أَنْتُمْ بَشَرٌ تَنْتَشِرُونَ : Sizi topraktan yaratması O’nun delillerindendir. Sonra birer insan olup yeryüzüne yayılırsınız (30/Rûm 20). Ayrıca âyet, âhiretteki dirilmek, hesaba çekilmek ve sırat köprüsünden geçmek gibi cennet veya cehenneme girinceye kadar meydana gelecek değişik durumlara da işaret eder.
Birbirleriyle denkleşen her cemaat için; هُمْ فِي أُمِّ طَبَقٍ /Onlar denktir, denir. اَلنَّاسُ طَبَقَاتٌ : İnsanlar tabaka tabakadır. طَابَقْتُهُ عَلَى كَذَا : Onunla şu konuda mutabık kaldım. وَتَطَابَقُوا وَأَطْبَقُوا عَلَيْهِ : Onlar falan şey konusunda mutabakata vardılar/uyuştular. Şu söz de bu anlamdan gelmektedir: جَوَابٌ يُطَابِقُ السُّؤَالَ : Soruya uygun bir cevap. Ayağı bukağılı kişinin yürüyüşüne de مُطَابَقَة denir. Meyvelerin, üzerine konulduğu ve bir şeyin üstüne konulan şeye طَبَق denir. Birbirlerine uyudukları için her bir omurga kemiğine de طَبَق denir.
مُطَابَقَةُ النَّعْلِ /Ayakkabıların birbirine uymaları, sözünün anlamı nokta-i nazarından طَبَّقْتُهُ بِالسَّيْفِ /onu kılıçla eşit iki parçaya ayırdım, denir. طِبْقُ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ : Birbirleriyle denkleşen gece ve gündüz saatleridir/süreleridir. أَطْبَقْتُ عَلَيْهِ الْبَابَ : Kapıyı onun üstüne kapattım. رَجُلٌ عَيَايَاءُ طَبَاقَاءُ : Nutku tutulan adam. Bu ifâde şu anlamdan gelmektedir: أَطْبَقْتُ الْبَابَ : Kapıyı kapattım. فَحْلٌ طَبَاقَاءُ : Defalarca çiftleştiği için âciz kalan damızlık. Felâket de بِنْتُ الطَّبَقِ diye ifâde edilir. وَافَقَ شِنٌّ طَبَقَةً /Şınn, Tabaka ile anlaştı, sözündeki Şınn ve Tabaka iki kabile ismidir.