ص ل د (ṦLD̃)
S-l-d
فَتَرَكَهُ صَلْدًا: (2 /Bakara 264); yani, onu bitki bitirmeyen sert bir taş hâlinde bıraktı. Bu anlamdan şöyle denilmiştir: رَأْسٌ صَلْدٌ : Saç bitirmeyen baş; نَاقَةٌ صَلُودٌ وَمِصْلاَدٌ : Sütü az deve; فَرَسٌ صَلُودٌ : Terlemeyen at. صَلَدَ الزَّنْدُ : Çakmak ateşini çıkarmadı/yanmadı.