Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan olan dostları, "Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık" diyecekler. Allah da diyecek ki: "Allah'ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir." Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا يَامَعْشَرَ الْجِنِّ قَدِ اسْتَكْثَرْتُمْ مِنَ الْاِنْسِ وَقَالَ اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمْ مِنَ الْاِنْسِ رَبَّنَا اسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ وَبَلَغْنَا اَجَلَنَا الَّذِي اَجَّلْتَ لَنَا قَالَ النَّارُ مَثْوٰيكُمْ خَالِدِينَ فِيهَا اِلَّا مَا شَاءَ اللّٰهُ اِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

ve yevme yeHşuruhum cemīǎn yā meǎ'şera l-cinni ḳadi stekṧertum mine l-insi ve ḳāle evliyā'uhum mine l-insi rabbenā stemteǎ beǎ'Dunā bi beǎ'Din ve beleğnā ecelenā elleƶī eccelte lenā ḳāle n-nāru meṧvākum ḣālidīne fīhā illā mā şā'e (a)llahu inne rabbeke Hakīmun ǎlīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَيَوْمَve yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecive gün
2يَحْشُرُهُمْyeHşuruhumح ش رToplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve bıçak).bir araya toplayacağı
3جَمِيعًاcemīǎnج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.hepsini
4يَامَعْشَرَyā meǎ'şeraع ش رOnda birini almak, dokuza bir ekleyerek on yapmak, onuncu olmak. ashrun/asharun (d.), asharatun/ashratun (e.): on, onyıl, üçten ona kadar olan dönem. Yirmiden sonra dişil ve eril arasında fark yoktur. ashara - arkadaşlık etmek, birlikte yaşamak, birinin toplumunu geliştirmek, tanıdık olmak. ashirun - yoldaş, ashiratun - akraba, ma'sharun - topluluk, ırk, kalabalık, yakın iletişim içinde yaşayanlar (çoğul: ashair).EY/HEY/AH topluluğu
5الْجِنِّl-cinniج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcinler
6قَدِḳadimuhakkak
7اسْتَكْثَرْتُمْstekṧertumك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.siz çok uğraştınız
8مِنَmine
9الْاِنْسِl-insiا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.insanlarla
10وَقَالَve ḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederler ki
11اَوْلِيَٓاؤُ۬هُمْevliyā'uhumو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakonların dostları
12مِنَmine-dan
13الْاِنْسِl-insiا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.insanlar-
14رَبَّنَاrabbenāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimiz
15اسْتَمْتَعَstemteǎم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.yararlandık
16بَعْضُنَاbeǎ'Dunāب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazkimimiz
17بِبَعْضٍbi beǎ'Dinب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazkimimizden
18وَبَلَغْنَاve beleğnāب ل غUlaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmakve ulaştık
19اَجَلَنَاecelenāا ج لBelirlenmiş/atanmış/belirtilmiş/kararlaştırılmış süre, dönem, kıyamet günü, yaratılış ve ölüm arası dönem, ölüm ve diriliş arası dönem, dünyada kalan süre, zamanın ertelenmesi/geciktirilmesi/ötelenmesisonuna
20الَّذِيelleƶīki
21اَجَّلْتَeccelteا ج لBelirlenmiş/atanmış/belirtilmiş/kararlaştırılmış süre, dönem, kıyamet günü, yaratılış ve ölüm arası dönem, ölüm ve diriliş arası dönem, dünyada kalan süre, zamanın ertelenmesi/geciktirilmesi/ötelenmesiverdiğin sürenin
22لَنَاlenābize
23قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(Allah da) buyurur ki
24النَّارُn-nāruن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakateştir
25مَثْوٰيكُمْmeṧvākumث و يBir yerde ikamet etmek, durmak, bir yere yerleşmek, birini bir yerde tutmak, konaklamak. mathwa - konut, mesken, kalacak yer, uğrak yeri, dinlenme yeri, konaklama. thaawin (thaawiyun için) - sakin, oturan kişi.durağınız
26خَالِدِينَḣālidīneخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmakebedi kalacaksınız
27فِيهَاfīhāorada
28اِلَّاillāhariç
29مَا
30شَاءَşā'eش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilemesi
31اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
32اِنَّinneşüphesiz
33رَبَّكَrabbekeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin
34حَكِيمٌHakīmunح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm ve hikmet sahibidir
35عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilendir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O gün hepsini toplar da ey cin topluluğu, insanların birçoğunu baştan mı çıkardınız der. İnsanlardan, onlara dost olanlar, Rabbimiz derler, biz, birbirimizden faydalandık ve bize takdîr ettiğin vakte de eriştik işte. Tanrı, ateştir yurdunuz der, orada Allah'ın dilediği hariç, ebedî olarak kalırsınız. Şüphe yok ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

O gün hepsini toplar da ey cin topluluğu, insanların birçoğunu baştan mı çıkardınız der. İnsanlardan, onlara dost olanlar, Rabbimiz derler, biz, birbirimizden faydalandık ve bize takdîr ettiğin vakte de eriştik işte. Tanrı, ateştir yurdunuz der, orada Allahʼın dilediği hariç, ebedî olarak kalırsınız. Şüphe yok ki Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyi bilir.

Adem Uğur

Allah, onların hepsini bir araya topladığı gün, "Ey cinler (şeytanlar) topluluğu! Siz insanlarla çok uğraştınız" der. Onların, insanlardan olan dostları ise: "Ey Rabbimiz! (Biz) birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık" derler. Allah da buyurur ki: Allah'ın dilediği hariç, içinde ebedî kalacağınız yer ateştir. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, bilendir.

Ahmed Hulusi

(Allah) onları topluca haşrettiği gün: "Ey cinn topluluğu, gerçekten insanların çoğunluğunu hükmünüz altına aldınız (hakikatten uzaklaştırdınız)!" (der). . . İnsan (türünden) dostları olanlar şöyle der: "Rabbimiz, birbirimizden karşılıklı yararlandık. . . İşte bizim için belirlediğin ecelimiz bize ulaştı". . . Şöyle der: "Ateş sizin mekanınızdır; Allah dilemedikçe, orada ebedi kalıcılarsınız". . . Muhakkak ki Rabbin Hakiym'dir, Aliym'dir.

Ahmet Tekin

Allah onların hepsini mahşerde topladığı gün cinlere: 'Ey cin topluluğu, siz insanlarla uğraşarak, çoklarını baştan çıkardınız' der. Onların, şeytanların insan cinsinden olan dostları ise: 'Ey Rabbimiz, biz birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık' derler. Allah da: 'Allah’ın sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan hal, daha ağır cezalar hariç, içinde ebedî kalacağınız, devamlı ikametgâhınız ateştir' buyurur. Rabbin hikmet sahibi ve hükümrandır. İlmi her şeyi kucaklar.

Ahmet Varol

Onların hepsini biraraya getirdiği gün: 'Ey cin topluluğu! Siz insanlardan birçoğunu aldatarak kendinize çektiniz' (der). Onların insanlardan olan dostları da: 'Ey Rabbimiz! Biz birbirimizden yararlandık. Sonra bizim için belirlemiş olduğun ecelimize erdik' derler. 'Allah'ın diledikleri dışında, sizin sonsuza kadar kalmak üzere yerleşeceğiniz yer cehennemdir.' Şüphesiz Rabbin hakimdir, alimdir.

Ali Bulaç

Onların tümünü toplayacağı gün: "Ey cin topluluğu insanlardan çoğunu (ayartıp kendinize kullar) edindiniz" (diyecek). İnsanlardan onların dostları derler ki: "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tesbit ettiğin süreye ulaştık." (Allah) Diyecek ki: "Allah'ın dilediği dışta olmak üzere, ateş sizin içinde süresiz kalacağınız konaklama yerinizdir." Şüphesiz Rabbin, hüküm ve hikmet sahibi olandır, bilendir.

Ali Fikri Yavuz

Allah insan ve cinlerin hepsini bir araya topladığı günde, şeytanlara şöyle denilecek: “- Ey şeytanlar topluluğu! İnsanlardan bir çoğunu aldatarak kendinize bağladınız!...” Cinlerin (şeytanların) dostları olan insanlar da şöyle diyecektir: “-Ey Rabbimiz, biz birbirimizden faydalandık ve bizim için takdir etmiş olduğun ecele (kıyamet gününe) kavuştuk.” Allah, onlara: “- Öyle ise, ateş yerinizdir. Allah’ın dilediği zamanlardan başka hepiniz ebedî olarak oradasınız.” diye buyuracaktır. Gerçekten Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.

Ali Rıza Safa

Onları bir araya topladığı gün: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan çoğunu aranıza kattınız!" Onların dostu olan insanlar ise şöyle derler: "Efendimiz! Birbirimizden yararlandık ve bizim için belirlediğin sürenin sonuna geldik!" Der ki: "Allah'ın diledikleri dışında, sürekli kalacağınız yer ateştir!" Kuşkusuz, Efendin, Bilgelik ve Adaletle Yönetendir; Bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Hepsini bir araya topladığı gün, "Ey cinler topluluğu! der. Siz insanlarla çok uğraştınız." Onların insan dostları derler ki: "Rabbimiz, birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık." Allah buyurur ki: "Durağınız ateştir. Allah'ın dileyip affetmesi hariç, orada sürekli kalacaksınız." Şüphesiz Rabbin, hüküm ve hikmet sahibidir; bilendir.

Bekir Sadak

Allah hepsini toplayacagi gun, «Ey cin toplulugu! Insanlarin cogunu yoldan cikardiniz» der, insanlardan onlara uymus olanlar, «Rabbimiz! Bir kismimiz bir kismimizdan faydalandik ve bize tayin ettigin surenin sonuna ulastik» derler. «Cehennem, Allah'Ùn dilemesine balÙ olarak, temelli kalacaÙnÙz duraÙnÙzdÙr» der. Dorusu Rabbin hakimdir, bilendir.

Celal Yıldırım

Onların hepsini (kabirlerinden kaldırıp) bir araya toplayacağı gün,;«Ey cin topluluğu! İnsanlardan çoğunu (doğru yoldan çıkarıp) kendinize çekmek amacını sürdürdünüz» (diyecek). Onların insanlardan olan dost ve yandaşları, «Rabbimiz ! Kimimiz kimimizden yararlandık ve bizim için takdîr buyurduğun sonuca eriştik» diyecekler. (Rableri onlara şöyle) buyuracak: «Cehennem ateşi sizin konağınızdır; orada —Allah'ın diledikleri müstesna— ebedî kalıcılarsınız. Şüphesiz ki Rabbin hikmet sahibidir ve (her şeyi) bilendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah, onların hepsini bir araya topladığı gün, “Ey cinler (şeytanlar) topluluğu! Siz insanlarla çok uğraştınız” (der). Onların insanlar arasındaki dostları ise, “Ey rabbimiz! Biz birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık” derler. Allah buyurur ki: “Allah’ın dilediği hariç olmak üzere, içinde ebedî kalacağınız yer ateştir.” Şüphesiz rabbin hikmet ve ilim sahibidir.

Diyanet İşleri

Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan olan dostları, "Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık" diyecekler. Allah da diyecek ki: "Allah'ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir." Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah hepsini toplayacağı gün, 'Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız' der, insanlardan onlara uymuş olanlar, 'Rabbimiz! Bir kısmımız bir kısmımızdan faydalandık ve bize tayin ettiğin sürenin sonuna ulaştık' derler. 'Cehennem, Allah'ın dilemesine bağlı olarak, temelli kalacağınız durağınızdır' der. Doğrusu Rabbin hakimdir, bilendir.

Diyanet Vakfi

Allah, onların hepsini bir araya topladığı gün, «Ey cinler (şeytanlar) topluluğu! Siz insanlarla çok uğraştınız» der. Onların, insanlardan olan dostları ise: «Ey Rabbimiz! (Biz) birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık» derler. Allah da buyurur ki: Allah'ın dilediği hariç, içinde ebedî kalacağınız yer ateştir. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Allah), onların hepsini topladığı gün, cinlere: «Ey cin topluluğu! İnsanların çoğunu yoldan çıkardınız» der. İnsanlardan cinlerin dostu olanlar da şöyle derler: «Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık. Nihayet bize tayin ettiğin vademize ulaştık». Allah da: «Sizin durağınız cehennemdir. Orada, Allah'ın dilemesi müstesna, ebedi olarak kalacaksınız» der. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onların hepsini toplayıp bir araya getireceği gün: "Ey cin topluluğu, gerçekten şu insanlara çok çektirdiniz!" diyecek, insanlardan onların yardakçıları da: "Ey Rabbimiz, biz birbirimizden yararlandık ve bizim için kararlaştırdığın ecele ulaştık." diyecekler. Allah: "Sizin ikametgahınız, Allah'ın dilediği zamanlardan başka, ebedi kalmak üzere ateştir. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, herşeyi bilendir."

Elmalılı Hamdi Yazır

O hepsini toplayıp haşredeceği gün: ey Cin ma'şeri! Hakikaten şu İnse çok ettiniz!.. diye, bunların İnsten olan yardakları, ya rabbena, diyecekler: yekdiğerimizden istifade ettik ve bizim için takdir buyurmuş olduğun ecele yettik, buyuracak ki: Ateş ikametgahınız, Allahın dilediği zamanlardan başka hepiniz ondasınız, hakikat rabbin hakimdir, habirdir

Erhan Aktaş

Hepsini bir araya topladığı gün: "Ey cinn topluluğu! İnsten çoğaldınız! Onların insten evliyası da "Ey Rabb'imiz! Biz, birbirimizden yararlandık. Ve bizim için belirlediğin sürenin sonuna ulaştık." derler. "Ateş, varacağınız yerdir. Allah'ın dilemesi hariç orada devamlı kalacaksınız." der. Kuşkusuz Rabb'in En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hepsini bir araya topladığı gün: "Ey cinn topluluğu! İnsten çoğaldınız! Onların insten evliyası da "Ey Rabb'imiz! Biz, birbirimiz den yararlandık. Ve bizim için belirlediğin ecele ulaştık." derler. Ateş, varacağınız yerdir. Allah'ın dilemesi hariç orada devamlı kalacaksınız." der. Kuşkusuz Rabb'in En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hepsini bir araya topladığı gün: "Ey cinn topluluğu! İnsten çoğaldınız! Onların insten evliyaları da, "Ey Rabb'imiz! Biz, birbirimizden yararlandık. Ve bizim için belirlediğin ecele ulaştık." derler. Ateş, varacağınız yerdir. Allah'ın dilemesi hariç orada devamlı kalacaksınız." der. Kuşkusuz Rabb'in En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.

Fizilal-il Kuran

Allah, insanlar ile cinleri biraraya topladığı gün, «Ey cinler, çok sayıda insanı ayarttınız» der. Cinlerin insandan yardakçıları da, «Ey Rabbimiz birbirimizi kullanarak bizim için belirlemiş olduğun süreyi doldurduk» derler. O da «Barınağınız, orada sürekli kalmak üzere cehennem ateşidir. Yalnız Allah'ın affetmeyi diledikleri müstesna» der. Hiç kuşkusuz Rabbin hikmet sahibidir ve her şeyi bilir.

Gültekin Onan

Onların tümünü toplayacağı gün: "Ey cin topluluğu, insanlardan çoğunu [ayartıp kendinize kullar] edindiniz" (diyecek). İnsanlardan onların dostları derler ki: "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tesbit ettiğin ecele ulaştık." (Tanrı) Diyecek ki: "Tanrı'nın dilediği dışta olmak üzere, ateş sizin içinde süresiz kalacağınız konaklama yerinizdir." Kuşkusuz rabbin, hüküm ve hikmet sahibi olandır, bilendir.

Hamdi Döndüren

Onların hepsini bir araya toplayacağı gün, “Ey cinler topluluğu! Siz insanlardan olan tâbilerinizi çoğalttınız!” (denir). Onların insanlardan olan dostları da, “Ey Rabbimiz! Biz birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık.” derler. (Allah) der ki: “Sizin durağınız ateştir. Allah’ın dileyip (affetmesi) dışında, orada sürekli kalacaksınız!” Çünkü Rabbin, tam hikmet sahibi olan, çok iyi bilendir.

Hasan Basri Çantay

(Hatırlayın) o gün (ü) ki (Allah) onların hepsini (huzurunda) toplayacakdır. "Ey cin (şeytanlar) cemaati, (denilecek) insanlardan bir çoğunu (başdan çıkarıb) almak (kendinize maletmek) kaydına düşdünüz ha"! Onların dostları olan insanlar da şöyle diyecek: "Ey Rabbimiz, kimimiz kimimizden faide gördük, bizim için takdir etdiğin va'deye erdik". Buyuracak ki: "Allahın diledikleri müstesna olmak üzere, içinde ebedi kalıcı olduğunuz ateş karargahınızdır sizin". Şübhesiz ki Rabbin tam hüküm ve hikmet saahibidir, hakkıyle bilendir.

Hasib Asutay

(Allah) onların tümünü toplayacağı gün, 'Ey cinler (şeytanlar) topluluğu! Siz insanlarla çok uğraştınız' der. Onların insanlardan dostları ise 'Ey Rabbimiz! (Biz) birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık' derler. (O da) buyurur ki: 'Allah'ın dilediği hariç, içinde ebedî kalmak üzere duracağınız yer ateştir. Şüphesiz Rabbin hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.'

Hayrat Neşriyat

Ve (Allah) o gün, onları hep berâber bir araya getirecektir. (Kendilerine:) 'Ey cinler (tâifesinden olan şeytanlar) topluluğu! Şübhesiz ki (siz,) insanlardan (inkâr edenlerin sayısını) çoğaltmak istediniz!' (denilecek). Onların insanlardan olan dostları ise diyecek ki: 'Rabbimiz! (Doğrusu biz) birbirimizden faydalandık ve bize takdîr ettiğin ecelimize ulaştık!' (O da) şöyle buyuracak: 'Allah’ın dilediği müstesnâ, içinde ebediyen kalıcı kimseler olarak, varacağınız yer ateştir!' Şübhesiz ki Rabbin, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır, Alîm(herşeyi hakkıyla bilen)dir.

İbni Kesir

O gün, onların hepsini toplar. Ey cinn topluluğu; insanlardan bir çoğunu yoldan çıkardınız ha? Onların dostları olan insanlar da diyecek ki: Rabbımız, kimimiz kimimizden faydalandık. Ve bizim için takdir ettiğin ecelimize ulaştık. Buyurur ki: Allah'ın diledikleri müstesna, devamlı kalmak üzere duracağınız yer, ateştir. Muhakkak ki Rabbın; Hakim'dir, Alim'dir.

Mehmet Okuyan

(Allah) onların hepsini bir araya toplayacağı gün, “Ey cinler (şeytanlar) topluluğu! Siz, insanlarla çok uğraştınız!” (diyecektir). İnsanlardan olan dostları ise “Rabbimiz! (Biz) birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık.” diyecekler. (Allah da şöyle) diyecektir: “Allah’ın dilediği hariç, ateş, içinde ebedî kalacağınız yerdir. Şüphesiz ki Rabbin, doğru hüküm verendir, bilendir.”

Muhammed Esed

Allah, onları(n tümünü) bir araya topladığı o gün, "Ey görünmez (şeytani) varlıklar ile yakınlık içinde olanlar! Siz (diğer) bir çok insanı tuzağa düşürdünüz!" (diyecektir). Onlara yakın olan insanlar (ise,) "Ey Rabbimiz! Biz (hayatta) birbirimizin arkadaşlığından yararlandık; ama (artık) süremizin sonuna geldik -Senin bizim için tayin ettiğin sürenin- (ve artık yolumuzun yanlışlığını görüyoruz!)" diyecekler. (Ama) O, "Sizin yurdunuz ateş olacak, Allah aksini dilemedikçe!" diyecektir. Şüphe yok ki Rabbiniz hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.

Mustafa İslamoğlu

Yine O, onların tümünü bir araya topladığı o gün, "Ey görünmez (şerli) varlıklarla aynı safta duranlar! Siz insanlardan birçoğuna epey çektirdiniz!" (diyecek). Onlara yakın olan insanlarsa; "Rabbimiz! Biz birbirimizden epey yararlandık, nihayet senin bizim için tayin ettiğin sürenin sonuna geldik!" diyecekler. (Ve) O, "Ateş sizin içinde yerleşip kalacağınız ikametgahınız olacaktır; tabii ki Allah aksini dilemedikçe" diyecektir. Kuşkusuz Rabbin her hükmünde tam isabet eder, her şeyin hakikatini bilir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o gün ki, (Allah Teâlâ) onların hepsini haşredecektir. «Ey cin tâifesi! İnsanlardan birçok kimseler edindiniz (diye buyuracak).» Onların insanlardan dostları olanlar da: «Rabbimiz! Bizim bazımız bazımızdan faidelendik ve bizim için tayin ettiğin ecelimize erdik,» diyecekler. Cenâb-ı Hak da buyuracak ki: «Ateş sizin karargâhınızdır, orada ebedîyen kalacaksınız, ancak Allah Teâlâ'nın dilediği müstesna.» Şüphe yok ki, senin Rabbin hakîmdir, alîmdir.

Ömer Öngüt

Onların hepsini bir araya topladığı gün Allah: “Ey cinler topluluğu! Siz insanlardan pek çok kimseyi yoldan çıkardınız. ” buyurur. Onların insanlardan olan dostları ise: “Ey Rabbimiz! Biz birbirimizden faydalandık ve bize verdiğin mühleti doldurup ecelimize erdik!” derler. O da şöyle der: “Sizin yeriniz ateştir! Allah'ın dilediği zamanlar hariç, orada ebedi kalacaksınız. ” Şüphesiz ki Rabbin hükmünde hikmet sahibidir, bilendir.

Suat Yıldırım

Gün gelecek, Allah onların hepsini huzurunda toplayıp: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan çoğunu yoldan çıkardınız ha!" diyecek. İnsanlardan onlara uymuş olanlar diyecekler ki: "Ey Ulu Rabbimiz! Kimimiz kimimizden faydalandık ve bize tayin ettiğin müddetin sonuna ulaştık."O buyuracak ki: "Meskeniniz ateştir. Allah’ın diledikleri hariç, hepiniz içinde ebedî kalmak üzere oradasınız." Gerçekten Rabbin hakîmdir, alîmdir (tam hüküm ve hikmet sahibidir ve O her şeyi hakkıyla bilir).

Süleyman Ateş

Hepsini bir araya toplayacağı gün: "Ey cin(şeytan)lar topluluğu, (der), siz insanlarla çok uğraştınız." Onların, insan dostları derler ki: "Rabbimiz, birbirimizden yararlandık ve bize verdiğin sürenin sonuna ulaştık." (Allah da) buyurur ki "Durağınız ateştir. Allah'ın, dile(yip affet)mesi hariç, orada ebedi kalacaksınız." Şüphesiz Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, bilendir.

Süleymaniye Vakfı

Herkesi bir araya toplayacağı gün Allah şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan birçoğunu saptırıp aranıza kattınız!" Onların insan dostları da şöyle diyeceklerdir: "Evet, Rabbimiz! Birbirimizden faydalandık. Nihayet bize biçtiğin sürenin sonuna ulaştık." Allah diyecek ki: "Belirlediklerim hariç kalacağınız yer, içinde ölmeyeceğiniz ateştir." Senin Rabbin daima doğru karar verir, her şeyi bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Herkesi toplayacağı gün Allah şöyle diyecektir: "Ey cinler! Bir çok insanı ele geçirdiniz." Onların insan dostları diyecekler ki "Rabbimiz! Birbirimizden yararlandık. Nihayet bize biçtiğin sürenin sonuna ulaştık." Allah şöyle diyecek: "Yeriniz, içinde ölmeyeceğiniz ateştir. Koyduğum kurala uymuş olanlarınız başka!" Senin Sahibin doğru karar verir, her şeyi bilir.

Şaban Piriş

Allah, hepsini toplayacağı gün: -Ey cin topluluğu, insanların çoğunu yoldan çıkardınız, der. Onların dostları olan insanlar ise: -Rabbimiz, birbirimizden istifade ettik ve bizim için belirlediğin sonuca ulaştık, derler. -Cehennem, Allah'ın dilemesi dışında, sizin ebedi kalacağınız mekanınızdır" der. Şüphesiz Rabbin hakimdir, bilendir.

Tefhim-ul Kuran

Onların tümünü toplayacağı gün: «Ey cin topluluğu, insanlardan çoğunu (ayartıp kendinize kullar) edindiniz» (diyecek) . İnsanlardan onların dostları onlanlar derler ki: «Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tesbit ettiğin süreye ulaştık.» (Allah) Diyecek ki: «Allah'ın dilediği dışta olmak üzere, ateş sizin içinde ebedi kalacağınız konaklama yerinizdir.» Şüphesiz Rabbin, hüküm ve hikmet sahibi olandır, bilendir.

Ümit Şimşek

İnsanların ve cinlerin hepsini huzurunda topladığı gün Allah 'Ey cinler topluluğu, siz insanlardan pek çok kimseyi baştan çıkardınız' buyurur. Onların insanlar arasındaki dostları 'Rabbimiz,' derler. 'Biz birbirimizden yararlanarak Senin bize takdir ettiğin ecelimize eriştik.' Allah buyurur ki: Sizin yeriniz ateştir. Allah'ın diledikleri müstesna, hepiniz orada sürekli kalacaksınız. Muhakkak ki senin Rabbin her işi hikmetle yapan, herşeyi hakkıyla bilendir.

Yaşar Nuri Öztürk

Gün olur şöyle diyerek onları huzurunda toplar: "Ey cinler/görünmez varlıklar topluluğu! Şu insanlara gerçekten çok ettiniz/insanların birçoğuna göz diktiniz." Onların insanlardan olan dostları şöyle derler: "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlanmıştı. Bizim için belirlediğin sürenin sonuna geldik." Buyurur ki: "Barınağınız ateştir. Dilediğim zamanlar hariç orada süreklisiniz." Senin Rabbin Hakim'dir, Alim'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah onların hamısını bir yerə toplayacağı gün deyəcəkdir: “Ey cin tayfası! Artıq siz insanlardan bir çoxunu özünüzə tabe etdiniz”. Onların insanlardan olan dostları isə deyəcəklər: “Ey Rəbbimiz! Biz bir-birimizdən faydalandıq və bizim üçün müəyyən etdiyin əcəlimizə yetişdik”. Allah deyəcək: “Sizin qalacağınız yer Oddur. Allahın istədikləri kəslərdən başqa siz orada əbədi qalacaqsınız”. Həqiqətən, Rəbbin Müdrikdir, Biləndir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allah insanları və cinləri) toplayacağı gün (qiyamət günü) belə buyuracaq: ″Ey cin tayfası, artıq insanların bir çoxunu yoldan çıxartdınız″. Onların (cinlərin) insanlardan olan dostları deyəcəklər: ″Ey Rəbbimiz! Biz bir-birimizdən bəhrələndik (şeytanlar bir sıra batil şeyləri insanlara gözəl göstərdikləri üçün insanlar onlardan faydalandıqlarını zənn edərlər. Cinlər, şeytanlar isə insanları özlərinə tabe edə bildikləri üçün onlardan öz qərəzli məqsədləri naminə istifadə edərlər) və bizim üçün müəyyən etdiyin əcəlimiz gəlib çatdı!″ (Allah) buyuracaq: ″Sizin düşəcəyiniz yer atəşdir. Allahın istədiyi (vaxt və ya sonradan islamı qəbul edib nicat tapan kimsələr) istisna olmaqla, siz orada həmişəlik qalacaqsınız!″ Şübhəsiz ki, Rəbbin hikmət, elm sahibidir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Am Jüngsten Tag führt Gott sie alle zusammen und spricht: ʺIhr Dschinn! Ihr habt viele Menschen verführt.ʺ Ihre Vertrauten unter den Menschen sagen dann: ʺO Herr! Wir haben uns gegenseitig Nutzen und Genuß verschafft. Nun ist das Ende der Frist gekommen, die Du uns bestimmt hast.ʺ Gott wird sprechen: ʺDie Hölle ist eure Aufenthaltsstätte. Dort werdet ihr ewig bleiben!ʺ Ausgenommen sind die, die Gott wegen ihrer Unschuld zu retten gewillt ist. Dein Herr ist allwissend und allweise.

Almanca — Der Edle Quran

Und an dem Tag, da Er sie alle versammelt (wird Er sagen): ʺO Gesellschaft der Ginn! Viele Menschen habt ihr (verführt).ʺ Und ihre Schützlinge unter den Menschen sagen: ʺUnser Herr, wir haben voneinander (den Vorteil) genossen und haben (nun) unsere Frist erreicht, die Du uns gesetzt hast.ʺ Er wird sagen: ʺDas (Höllen)feuer ist euer Aufenthalt, ewig darin zu bleiben, außer Allah will es (anders).ʺ Gewiß, dein Herr ist Allweise und Allwissend.

Almanca — M. A. Rassoul

Und an dem Tage, da Er sie allesamt versammelt, dann (spricht Er): ʺO ihr Ginn, ihr habt euch viele Menschen verschafft.ʺ Und ihre Freunde unter den Menschen sagen: ʺUnser Herr, einige von uns haben von anderen Vorteile genossen, nun aber stehen wir am Ende unserer Frist, die Du uns bestimmtest.ʺ Er spricht: ʺDas Feuer sei eure Herberge, darin sollt ihr auf ewig bleiben, es sei denn, daß Allah es anders will.ʺ Wahrlich, dein Herr ist Allweise, Allwissend.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und an jenem Tag, wenn ER sie alle versammelt, (sagt ER): ʺIhr Gesellschaft von Dschinn! Ihr habt bereits viele von den Menschen verleitet.ʺ Und ihre Wali von den Menschen sagten: ʺUnser HERR! Die einen von uns haben den anderen Dienste erwiesen, und wir haben unsere Frist erreicht, die DU uns gesetzt hast.ʺ ER sagte: ʺDas Feuer ist eure Unterkunft, dort werdet ihr ewig bleiben, es sei denn, was ALLAH will. Gewiß, dein HERR ist allweise, allwissend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And on the Day -Allah- throngs them all, He shall say to them: "O you people of the Jinn, you seduced many among mankind and led them astray". Their allies among mankind shall say: "O Allah, our Creator, We had enjoyed each other and mutually profited one another until our predetermined time was fulfilled". Then says Allah: "The realms of Hell are where you make abode wherein you will have passed through nature to eternal suffering except as Allah wills. Allah, your Creator, is indeed Hakimun and 'Alimun".

Abdul Haleem

On the day He gathers everyone together [saying], ‘Company of jinn! You have seduced a great many humans,’ their adherents among mankind will say, ‘Lord, we have profited from one another, but now we have reached the appointed time You decreed for us.’ He will say, ‘Your home is the Fire, and there you shall remain’- unless God wills otherwise: [Prophet], your Lord is all wise, all knowing.

Abdullah Yusuf Ali

One day will He gather them all together, (and say): "O ye assembly of Jinns! Much (toll) did ye take of men." Their friends amongst men will say: "Our Lord! we made profit from each other: but (alas!) we reached our term - which thou didst appoint for us." He will say: "The Fire be your dwelling-place: you will dwell therein for ever, except as Allah willeth." for thy Lord is full of wisdom and knowledge.

Abul A'la Maududi

And on the Day when He shall muster them all together, He will say (to the jinn): 'O assembly of the jinn, you have seduced a good many of mankind.' And their companions from among the humans will say: 'Our Lord! We did indeed benefit from one another and now have reached the term which You had set for us.' Thereupon Allah will say: 'The Fire is now your abode, and therein you shall abide.' Only those whom Allah wills shall escape the Fire. Surely your Lord is All-Wise, All-Knowing.

Aisha Bewley

On the Day We gather them all together: ‘Company of jinn, you gained many followers among mankind. ’ And their friends among mankind will say, ‘Our Lord, we benefited from one another, and now we have reached the term which You determined for us.’ He will say, ‘The Fire is your home. You will be in it timelessly, for ever, except as Allah wills. Your Lord is All-Wise, All-Knowing.’

Al-Hilali & Khan

And on the Day when He will gather them (all) together (and say): "O you assembly of jinn! Many did you mislead of men," and their Auliyâ’ (friends and helpers) amongst men will say: "Our Lord! We benefited one from the other, but now we have reached our appointed term which You did appoint for us." He will say: "The Fire be your dwelling-place, you will dwell therein forever, except as Allâh may will. Certainly your Lord is All-Wise, All-Knowing."

Ali Quli Qarai

On the day He will gather them all together, [He will say], ‘O company of jinn! You claimed many of the humans. ’ Their friends from among the humans will say, ‘Our Lord, we used each other, and we completed our term which You had appointed for us.’ He will say, ‘The Fire is your abode, to remain in it [forever], except what Allah may wish.’ Indeed your Lord is all-wise, all-knowing.

Amatul Rahman Omar

Beware of the day when He will gather them all together (and say), `O multitude of jinn! you made a great many of the (ordinary) people subservient to yourselves (in disobedience). ' And their votaries from the people will say, `Our Lord! some of us benefited one from another but (at last) we have reached the end of the (appointed) term which You determined for us.' He will then say, `The Fire is your lodging, therein to abide, unless Allâh wills (otherwise).' Verily, your Lord is All-Wise, All-Knowing.

Arthur John Arberry

On the day when He shall muster them all together: 'Company of jinn, you have made much of mankind. ' Then their friends among mankind will say, 'Our Lord, we have profited each of the other, and we have reached the term determined by Thee for us. He will say: 'The Fire is your lodging, therein to dwell forever' - except as God will; surely thy Lord is All-wise, All-knowing.

Bijan Moeinian

The Day that all of them will be summoned up, God will say: "congratulations to you Jinns (extra-terrestrials)! You succeeded in deceiving many human beings. " Their human companions will then say: "Shame on us for wasting our [precious] life span [that you granted us] at the company of these Jinns in pursuit of vanities." The Lord will then say: "The Fire is your place to live in forever." Only God may deliver them from the Fire. Indeed your Lord is the Most Wise and the Most Knowledgeable [and consequently will render the justice to the fullest.]

E. Henry Palmer

And on the day when He shall gather them all together, 'O assembly of the ginns! ye have got much out of mankind. ' And their clients from among mankind shall say, 'O our Lord! much advantage had we one from another;' but we reached our appointed time which thou hadst appointed for us. Says He, 'The fire is your resort, to dwell therein for aye! save what God pleases; verily, thy Lord is wise and knowing.'

Edip-Layth

The day He summons them all: "O tribes of Jinn, you have managed to take many humans." Their supporters from the humans said, "Our Lord, we have indeed enjoyed one another, and we have reached our destiny to which You delayed us." He said, "The fire is your dwelling, in it you shall abide eternally, except as your Lord wishes." Your Lord is Wise, Knowledgeable.

George Sale

Think on the day whereon God shall gather them all together, and shall say, O company of genii, ye have been much concerned with mankind; and their friends from among mankind shall say, O Lord, the one of us hath received advantage from the other, and we are arrived at our limited term which Thou hast appointed us. God will say, hell fire shall be your habitation, therein shall ye remain for ever; unless as God shall please to mitigate your pains, for thy Lord is wise and knowing.

Hamid S. Aziz

One day He shall gather them all together, (and say) "O assembly of Jinns! You have taken much toll of (seduced, exploited) mankind. " And their clients from among mankind shall say, "Our Lord! Much advantage had we one from another, but now, alas, we have reached the end of the term which you did appoint for us." He will say, "The Fire is your home, dwell therein for ever, except as Allah wills." Verily, your Lord is Wise and Aware.

Mahmoud Ghali

And the Day (when) He will muster them altogether (and say), "O company of jinn, you have already made much of humankind. " And their patrons among humankind will say, "Our Lord; we have enjoyed (privileges) with one another, (Literally: some of them with some "others") and we have reached the term You have appointed for us." He will say, "The Fire is your lodging, eternally (abiding) therein, except as Allah decides." Surely your Lord is Ever-Wise, Ever-Knowing.

Marmaduke Pickthall

In the day when He will gather them together (He will say): O ye assembly of the jinn! Many of humankind did ye seduce. And their adherents among humankind will say: Our Lord! We enjoyed one another, but now we have arrived at the appointed term which Thou appointedst for us. He will say: Fire is your home. Abide therein for ever, save him whom Allah willeth (to deliver). Lo! thy Lord is Wise, Aware.

Mohamed Ahmed - Samira

On the day He will gather them together, (He will say:) "O you assembly of jinns, you made great use of men. " But their proteges among men will say: "O our Lord, we lived a life of mutual gain, but have now reached the term You ordained for us." "Your abode is Hell," He will say, "where you will dwell for ever, unless God please otherwise." Verily your Lord is wise and all-knowing.

Muhammad Asad

AND ON THE DAY when He shall gather them [all] together, [He will say:] "O you who have lived in close communion with [evil] invisible beings! A great many [other] human beings have you ensnared! And those of the humans who were close to them will say: "O our Sustainer! We did enjoy one another's fellowship [in life]; but (now that] we have reached the end of our term-the term which Thou hast laid down for us - (we see the error of our ways]!" [But] He will say: "The fire shall be your abode, therein to abide-unless God wills it otherwise. " Verily, thy Sustainer is wise, all-knowing.

Mustafa Khattab

˹Consider˺ the Day He will gather them ˹all˺ together and say, "O assembly of jinn! You misled humans in great numbers." And their human associates will say, “Our Lord! We benefited from each other’s company,[1] but now we have reached the term which You appointed for us.” ˹Then˺ He will say, “The Fire is your home, yours to stay in forever, except whoever Allah wills to spare.”[2] Surely your Lord is All-Wise, All-Knowing.

Progressive Muslims

And the Day we gather them all: "O tribes of Jinn, you have managed to take many humans. " Their supporters from the humans said: "Our Lord, we have indeed enjoyed one another, and we have reached our destiny to which You delayed us." He said: "The Fire is your dwelling, in it you shall abide eternally, except as your Lord wishes." Your Lord is Wise, Knowledgeable.

Sahih International

And [mention, O Muúammad], the Day when He will gather them together [and say], "O company of jinn, you have [misled] many of mankind. " And their allies among mankind will say, "Our Lord, some of us made use of others, and we have [now] reached our term, which you appointed for us." He will say, "The Fire is your residence, wherein you will abide eternally, except for what Allah wills. Indeed, your Lord is Wise and Knowing."

Sam Gerrans

And the day He gathers them all together: “O congregation of domini: you have desired many among the servi.” And their allies among the servi will say: “Our Lord: we benefited one another; but we have reached our term which Thou appointedst for us.” He will say: “The Fire is your dwelling, you abiding eternally therein!” save that God should will; thy Lord is wise and knowing.

Shabbir Ahmed

The day will come when He gathers all of them and says, "O You nomads! You have seduced many of the urbanites. " Their urbanite friends will say, "Our Lord! We enjoyed each other's company (and both used each other opportunistically as happens in a chaotic society) until we wasted a life span You had given us. He will say, "Fire is your home. Abide therein forever since Allah's Laws never change. Your Lord, the Wise, All-Knowing has designed the Law of Requital."

Syed Vickar Ahamed

And on the Day, when He will gather all of them, (the jinns',) together (and say): "O you assembly of jinns'! Many of you did mislead from the men. " Their friends among men will say: "Our Lord! We profited from each other: But, we have reached (the end of) our term— Which You did appoint for us." He will say: "The Fire will be your dwelling place: You will live in there for ever, except as Allah wills. For your Lord is All Wise (Hakeem), All Knowing (Aleem)."

Taqi Usmani

The day He will assemble all of them together, (Allah will say to Jinn) "O species of Jinns, you have done too much against mankind." Their friends from among the human beings will say, “Our Lord, some of us have benefited from others, and we have reached our term that You had appointed for us.” He will say, “The Fire is your Abode wherein you will remain for ever, unless Allah wills (otherwise). Surely, your Lord is All-Wise, All-Knowing.”

The Monotheist Group

And the Day We gather them all: "O assembly of Jinn, you have managed to take many from mankind." Their supporters from mankind said: "Our Lord, we have indeed enjoyed one another, and we have reached our destiny to which You delayed us." He said: "The Fire is your dwelling, abiding therein, except as your Lord wishes." Your Lord is Wise, Knowledgeable.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et le jour où Il les rassemblera tous: ʺO communauté des djinns, vous avez trop abusé des humainsʺ. Et leurs alliés parmi les humains diront: ʺO notre Seigneur, nous avons profité les uns des autres, et nous avons atteint le terme que Tu avais fixé pour nous.ʺ Il leur dira: ʺlʹEnfer est votre demeure, pour y rester éternellement, sauf si Allah en décide autrement.ʺ Vraiment ton Seigneur est Sage et Omniscient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Wê roja ku Xwedê wan tevan li hev bicivîne (û ji wan re bibêje): Gelî civata cinan! Bêguman we gelek ji mirovan dane ber xwe (û we ew ji rê şeqitandine). Dostên wan ên insî jî dibêjin: “Xwedayê me! Me ji hev feyde dît û em gihîştin wê dema ku te ji me re diyar kiribû. Xwedê jî (li ser devê melayîketan) dibêje: Ji bilî ya ku Xwedê bivê, cihê we agir e, heta bi hetayê hûn ê di nav de bimînin. Bêguman Xwedayê te Ḥekîm e, ‘Elîm e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En op de dag dat Hij hen allen verzamelt: ʺO djinn, hier bijeenvergaderd! Jullie hebben je veel mensen geworven.ʺ En hun aanhangers onder de mensen zeggen: ʺOnze Heer, wij hebben van elkaar nut gehad en nu hebben wij onze termijn bereikt die U ons hebt gesteld.ʺ Dan zegt Hij: ʺHet vuur is jullie verblijfplaats om er altijd in te blijven, behalve als God het anders wil.ʺ Jouw Heer is wijs en wetend.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Denk aan den dag, waarop God hen allen verzamelen en zeggen zal: verzameling van geniussen; gij hebt te veel misbruik van de menschen gemaakt, en hunne vrienden onder de menschen zullen zeggen: O Heer! de een van ons heeft van den andere diensten genoten en wij zijn tot den gestelden eindpaal genaderd, dien gij ons hebt bepaald. God zal zeggen: het hellevuur zal uwe woning zijn; daarin zult gij eeuwig verblijven, tot het Gode zal behagen uwe smarten te lenigen; want uw Heer is wijs en alwetend.

Hollandaca — Siregar

En op de Dag waarop Hij allen bijéén zal brengen (zal Hij zeggen:) ʺO Bemeenschap van Djinnʹs, jullie hebben velen van onder de mensen misleid.ʺ En hun bondgenoten van onder de mensen zullen zeggen: ʺOnze Heer, wij hebben van elkaars diensten gebruik gemaakt, en wij hebben de termijn bereikt die U voor ons had gesteld.ʺ Hij (Allah) zal zeggen: ʺDe Hel is jullie bestemming, eeuwig levenden zijn jullie daarin, tenzij Allah (anders) wil.ʺ Voorwaar, jouw geer is Alwijs, Alwetend.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

В день, когда Он соберет [пред Собой] все [живые существа, то скажет]: ʺО собрание джиннов! Вы совратили [с пути истины] многих людейʺ. А друзья джиннов из числа людей скажут: ʺГосподи наш! Одни из нас получали выгоду от других, и мы дошли до нашего срока, который Ты нам определилʺ. [Аллах] скажет [им]: ʺПристанище вам - огонь, и вечно вы в нем пребудете, если только Аллах не пожелает иначе!ʺ Воистину, Господь твой - мудрый, знающий.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH DEN Dag då Han samlar dem alla åter (skall Han säga:) ʺNi (onda) osynliga väsen som är församlade här! Ni har (dragit) många människor med er (i fördärvet)!ʺ Och de människor som var (de onda osynliga väsendenas) bundsförvanter skall säga: ʺHerre! Vi har varit till nytta och glädje för varandra, men nu har vi nått slutet av den frist som Du har utsatt för oss.ʺ (Då) skall Han säga: ʺElden skall vara er boning och där skall ni förbli till evig tid, om inte Gud vill annorlunda.ʺ Din Herre är vis och Han har kännedom om allt.