Sözlük

ي و م (YWM)

Y-v-m

يَوْم : Zaman olarak güneşin doğması ile batması arasındaki süreyi ifâde eder. Kimi zaman da, süre dikkate alınmaksızın herhangi bir zaman dilimini anlatır. Bu anlamda Allah buyurur ki: إِنَّ الَّذِينَ تَوَلَّوْا مِنْكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ İki toplumun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip gidenler var ya, (3/Âl-i İmrân 155) وَأَلْقَوْا إِلَى اللَّهِ يَوْمَئِذٍ السَّلَمَ O gün Allah’a teslim bayrağını çekerler, (16/Nahl 87); أَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ أَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لاَ بَيْعٌ فِيهِ وَلاَ خُلَّةٌ وَلاَ شَفَاعَةٌ Kendisinde hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin bulunmadığı bir gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızklardan Allah yolunda harcayın (2/Bakara 254) ve buna benzer diğer âyetler.

Yüce Allah’ın: وَذَكِّرْهُمْ بِأَيَّامِ اللَّهِ Onlara Allah’ın (felaket) günlerini hatırlat (14/İbrâhîm 5) sözünde أَيَّام kelimesinin اَللهُ lafzına izafe edilmesi, Allah’ın onlara o zamanda verdiği nimetler dolayısıyla o günlere saygınlık kazandırmasını anlatır.

Allah buyurur ki:قُلْ أَئِنَّكُمْ لَتَكْفُرُونَ بِالَّذِي خَلَقَ اْلأَرْض فِي يَوْمَيْنِ De ki: Siz yeri iki günde yaratanı gerçekten inkâr edip duracak mısınız? (41/Fussilet 9). Bu âyette geçen yerin yaratıldığı iki günün ne olduğu konusundaki inceleme ise, bu kitabın konusu dışında kalır.

Bazen, bu يَوْم kelimesi إذْ edatı ile birleşir ve يَوْمَئِذٍ şekline girer. Meselâ: فَذَلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ İşte o gün pek zorlu bir gündür (74/Müddessir 9) âyetinde olduğu gibi.

Bu şekilde bazen mu’rap bazen mabnî hâlde gelir. Mebnî olarak geldiğinde إذْ edatına muzaf kabul edilir.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →