Sözlük

د ر ي (D̃RY)

D-r-y

دِرَايَة : Bir tür hile ile elde edilen bilgi. دَرَيْتُهُ وَدَرَيْتُ بِهِ : Onu bildim. دِرْيِةً tıpkı فِطْنَةً ve شِعْرَةً kelimeleri gibidir. اِدَّرَيْتُ : Hile ile bildim. Şair şöyle der:

وَمَاذَا يَدَّرِي الشُّعَرَاءُ مِنِّي *** وَقَدْ جَاوَزْتُ رَأْسَ اْلأَرْبَعِين -156

156- Şairler, benden ne kurnazlıklar bekliyorlar;

Oysa ben kırkımı aşmış durumdayım.

دَرِيَّة : Atış eğitiminin yapıldığı hedef. Ayrıca bu kelime; avcının, avı ürkütmemek ve arkasına gizlenip ava ok atmak/ateş etmek için ayakta beklettiği deve anlamına da gelir. مِدْرَى : Koyun boynuzuna denir; çünkü koyun onunla kendini savunmaktadır. مِدْرَى Kelimesi bu anlamdan istiâre yoluyla saçın düzeltildiği şey (tarak) anlamında da kullanılır.

Allah buyurur ki: لاَ تَدْرِي لَعَلَّ اللَّهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذَلِكَ أَمْرًا : Bilmezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir (65/Talak 1); وَإِنْ أَدْرِي لَعَلَّهُ فِتْنَةٌ لَكُمْ : Bilmem belki bu gecikme sizi denemek içindir (21/Enbiyâ 111); مَا كُنْتَ تَدْرِي مَا الْكِتَابُ : Sen Kitap nedir bilmezdin (42/Şûrâ 52).

Kur’ân’da وَمَاأَدْرَاكَ sözünün zikredildiği her yerde onun peşinden açıklaması yapılmıştır. Örneğin: وَمَا أَدْرَاكَ مَا هِيَهْ * نَارٌ حَامِيَةٌ O uçurumun ne olduğunu bilir misin? * O, kızgın bir ateştir (101/Kâri’a 10-11); وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ * لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ شَهْرٍ Bilir misin nedir Kadir Gecesi? * Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır (97/Kadir 2-3).

وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْحَاقَّةُ : Bilir misin gerçekleşecek kıyametin ne olduğunu? (69/Hâkka 3); ثُمَّ مَا أَدْرَاكَ مَا يَوْمُ الدِّينِ : Evet, Din Gününün ne olduğunu bilir misin? (82/İnfitar 18). قُلْ لَوْ شَاء اللّهُ مَا تَلَوْتُهُ عَلَيْكُمْ وَلاَ أَدْرَاكُمْ بِهِ : De ki, Eğer Allah dileseydi ben onu size okumazdım. O da onu hiçbir şekilde size bildirmezdi (10/Yûnus 16). Bu âyette geçen أَدْرَاكُمْ fiili دَرَيْتُ kökünden gelmektedir. Eğer دَرَأْتُ kökünden olsaydı âyet وَلاَ أَدْرَأْتُكُمُوهُ şeklinde okunacaktı.

Kur’ân’da وَمَا يُدْرِيكَ sözünün zikredildiği her yerde ise onun peşinden herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Örneğin: وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّهُ يَزَّكَّى : Ne bilirsin belki o arınacak? (80/Abese 3); وَمَا يُدْرِيكَ لَعَلَّ السَّاعَةَ قَرِيبٌ : Ne bilirsin, belki saat (dünyanın sonu) yakındır (42/Şûra 17). دِرَايَة kelimesi Yüce Allah ile ilgili kullanılmaz. Şairin şu ifâdesi ise kaba Arapların yakışıksız sözlerindendir:

لاَ هُمَّ لاَ أَدْرِي وَأَنْتَ الدَّارِي -157

157- Ey Allah’ım, ben bilmiyorum; Dâri [bilen] sensin.

Kur'an'da geçtiği ayetleri gör →