فَاِنَّهُمْ kelimesinin geçtiği ayetler

Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden فانهم formunun kendisi aranıyor.

İlgili Ayetler (10)

Al-i İmran 3:128فَاِنَّهُمْfe innehumşüphesiz onlar (diye)

لَيْسَ لَكَ مِنَ الْاَمْرِ شَيْءٌ اَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ اَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَاِنَّهُمْ ظَالِمُونَ

leyse leke mine l-emri şey'un ev yetūbe ǎleyhim ev yuǎƶƶibehum fe innehum Zālimūne

Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur. Allah, ya tövbelerini kabul edip onları affeder, ya da zalim olduklarından dolayı onlara azap eder.

Nisa 4:104فَاِنَّهُمْfe innehumonlar da

وَلَا تَهِنُوا فِي ابْتِغَاءِ الْقَوْمِ اِنْ تَكُونُوا تَأْلَمُونَ فَاِنَّهُمْ يَأْلَمُونَ كَمَا تَأْلَمُونَ وَتَرْجُونَ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا يَرْجُونَ وَكَانَ اللّٰهُ عَلِيمًا حَكِيمًا

ve lā tehinū fī btiğā'i l-ḳavmi in tekūnū te'lemūne fe innehum ye'lemūne ke mā te'lemūne ve tercūne mine (a)llahi mā lā yercūne ve kāne (a)llahu ǎlīmen Hakīmen

Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik siz Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Maide 5:118فَاِنَّهُمْfe innehumşüphesiz onlar

اِنْ تُعَذِّبْهُمْ فَاِنَّهُمْ عِبَادُكَ وَاِنْ تَغْفِرْ لَهُمْ فَاِنَّكَ اَنْتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ

in tuǎƶƶibhum fe innehum ǐbāduke ve in teğfir lehum fe inneke ente l-ǎzīzu l-Hakīmu

"Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, yine şüphe yok ki sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.

En'am 6:33فَاِنَّهُمْfe innehumgerçekte onlar

قَدْ نَعْلَمُ اِنَّهُ لَيَحْزُنُكَ الَّذِي يَقُولُونَ فَاِنَّهُمْ لَا يُكَذِّبُونَكَ وَلٰكِنَّ الظَّالِمِينَ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ يَجْحَدُونَ

ḳad neǎ'lemu innehu le yeHzunuke elleƶī yeḳūlūne fe innehum lā yukeƶƶibūneke ve lākinne Z-Zālimīne bi āyāti (a)llahi yecHadūne

Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler Allah'ın ayetlerini inadına inkar ediyorlar.

Mü'minun 23:6فَاِنَّهُمْfe innehumelbette onlar

اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ

illā ǎlā ezvācihim ev mā meleket eymānuhum fe innehum ğayru melūmīne

Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

Şuara 26:77فَاِنَّهُمْfe innehumonlar

فَاِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِي اِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ

fe innehum ǎduvvun lī illā rabbe l-ǎālemīne

"Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak alemlerin Rabbi olan Allah, dostumdur."

Saffat 37:33فَاِنَّهُمْfe innehumonlar

فَاِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ

fe innehum yevmeiƶin fī l-ǎƶābi muşterikūne

Artık onlar o gün azapta ortaktırlar.

Saffat 37:66فَاِنَّهُمْfe innehumonlar

فَاِنَّهُمْ لَاٰكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِؤُ۫نَ مِنْهَا الْبُطُونَ

fe innehum lākilūne minhā fe māliūne minhā l-buTūne

Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.

Saffat 37:127فَاِنَّهُمْfe innehumbundan dolayı onlar

فَكَذَّبُوهُ فَاِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

fe keƶƶebūhu fe innehum le muHDerūne

Onu yalanladılar. Bu sebeple onlar (cehenneme) götürüleceklerdir.

Mearic 70:30فَاِنَّهُمْfe innehumşüphesiz onlar

اِلَّا عَلٰٓى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ

illā ǎlā ezvācihim ev mā meleket eymānuhum fe innehum ğayru melūmīne

Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.