Artık onlar o gün azapta ortaktırlar.
فَاِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ
fe innehum yevmeiƶin fī l-ǎƶābi muşterikūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Hiç şüphe yok ki bugün onlar, azapta ortaktırlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Hiç şüphe yok ki bugün onlar, azapta ortaktırlar.
Adem Uğur
Şüphesiz o gün onlar azapta ortaktırlar.
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki onlar, o süreçte azapta ortak olanlardır.
Ahmet Tekin
O halde, o gün onların hepsi azâba ortaktır.
Ahmet Varol
Artık o gün onlar azapta ortaktırlar.
Ali Bulaç
Artık o gün onlar azabda ortaktırlar.
Ali Fikri Yavuz
O halde, hepsi o gün azabda ortaktırlar.
Ali Rıza Safa
Artık, o gün, cezalarını paylaşacaklar.
Bayraktar Bayraklı
O gün onlar azap çekmede ortaktırlar.
Bekir Sadak
O gun hepsi azabda birlesirler.
Celal Yıldırım
Doğrusu onların hepsi o gün azâbda ortaktırlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
O gün onlar azap görmede ortaktırlar.
Diyanet İşleri
Artık onlar o gün azapta ortaktırlar.
Diyanet İşleri (eski)
O gün hepsi azabda birleşirler.
Diyanet Vakfi
Şüphesiz o gün onlar azapta ortaktırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O halde hepsi o gün azabda ortaktırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O halde hepsi o gün azapta ortaktırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde hepsi o gün azabda müşterektirler
Erhan Aktaş
Onlar, O gün azapta ortaktırlar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlar, izin günü azapta ortaktırlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlar, izin günü azapta ortaktırlar.
Fizilal-il Kuran
O gün hepsi azapta birleşirler.
Gültekin Onan
Artık o gün onlar azabda ortaktırlar.
Hamdi Döndüren
Hiç kuşkusuz, o gün onlar azapta ortaktırlar.
Hasan Basri Çantay
Artık şübhe yok ki bunlar o gün azabda ortakdırlar.
Hasib Asutay
Şüphesiz o gün onlar azapta ortaktırlar.
Hayrat Neşriyat
Artık şübhesiz ki o gün onlar, azabda ortaktırlar.
İbni Kesir
Artık o gün onlar, muhakkak ki azabda ortaktırlar.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki o gün onlar azapta ortaktırlar.
Muhammed Esed
O Gün onların hepsi ortak azaplarını paylaşacaklar.
Mustafa İslamoğlu
Şu halde onlar o gün azapta da ortak olacaklar;
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphesiz ki onlar o gün azapta ortak kimselerdir.
Ömer Öngüt
O halde o gün hepsi azapta müşterektirler.
Suat Yıldırım
O halde o gün hepsi azap çekmekte müşterektirler.
Süleyman Ateş
O gün onlar azab (çekme)de ortaktırlar.
Süleymaniye Vakfı
O gün o azapta müşterektirler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlar o gün o azabı birlikte çekerler.
Şaban Piriş
Doğrusu onlar, o gün, azapta müşterektirler.
Tefhim-ul Kuran
Artık o gün onlar azabda ortaktırlar.
Ümit Şimşek
O gün hepsi azapta ortaktır.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar o gün azap içinde ortaklık kurmuşlardır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Şübhəsiz ki, həmin gün onlar əzaba şərik olacaqlar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O gün hamısı əzaba (cəhənnəm oduna yanmağa) şərik olacaqlar.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Am Jüngsten Tag werden sie alle zusammen an der qualvollen Strafe teilhaben.
Almanca — Der Edle Quran
Gewiß denn, an jenem Tag werden sie an der(selben) Strafe teilhaben.
Almanca — M. A. Rassoul
An jenem Tage werden sie alle Teilhaber an der Strafe sein.
Almanca — Muhammad Zaidan
So sind sie an diesem Tag in der Peinigung Beteiligte.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Wherefore shall all those who denied Allah and incorporated with Him other deities go shares in what falls to their lot in Day of Judgement of the torment laid upon the damned from hence forever.
Abdul Haleem
On that Day they will all share the torment:
Abdullah Yusuf Ali
Truly, that Day, they will (all) share in the Penalty.
Abul A'la Maududi
On that Day, they will all share the chastisement.
Aisha Bewley
On that Day they will be partners in the punishment.
Al-Hilali & Khan
Then verily, that Day, they will (all) share in the torment.
Ali Quli Qarai
So that day they will share in the punishment.
Amatul Rahman Omar
On that day all of them shall surely share the punishment.
Arthur John Arberry
So all of them on that day are sharers in the chastisement.
Bijan Moeinian
Thus on that Day the disbelievers and their followers will be sentenced to punishment.
E. Henry Palmer
therefore, verily, on that day they shall share the torment:
Edip-Layth
Then, on that day they will all share in the retribution.
George Sale
They shall both thereof be made partakers of the same punishment on that day.
Hamid S. Aziz
So they shall on that day be sharers in the chastisement one with another.
Mahmoud Ghali
So, upon that Day, surely they are partners in the torment.
Marmaduke Pickthall
Then lo! this day they (both) are sharers in the doom.
Mohamed Ahmed - Samira
So, they will become partners in punishment.
Muhammad Asad
And, verily, on that Day they all will share in their common suffering.
Mustafa Khattab
Surely on that Day they will ˹all˺ share in the punishment.
Progressive Muslims
Then, on that Day they will all share in the retribution.
Sahih International
So indeed they, that Day, will be sharing in the punishment.
Sam Gerrans
And they, that day, are sharers in the punishment.
Shabbir Ahmed
And on that Day, verily, they will be partners in a common doom. (14:21), (33:67), (34:32), (40:47).
Syed Vickar Ahamed
Then truly, (on) that Day, they will (all) share in the Penalty.
Taqi Usmani
So, that day, they will share each other in punishment.
The Monotheist Group
Then, on that Day they will all share in the retribution.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ce jour-là donc, ils seront tous associés dans le châtiment.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman wê rojê di ezabê de ew hevpar in.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Op die dag zijn zij dus deelgenoten in de bestraffing.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij zullen op dezen dag dus beiden deelgenooten van dezelfde straf zijn.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, zij zullen dan op die Dag in de bestraffing bijelkaar zijn.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И в тот день [в День Суда], они [и предводители и их последователи] будут соучастниками в наказании (также, как и в этом мире они были соучастниками в ослушании Аллаха).
Rusça — Osmanov
Воистину, в тот день они вместе понесут наказание.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Ja, den Dagen skall de tillsammans lida samma straff.